Fatma Büşra Öksüz

Fatma Büşra Öksüz
@FatmaBusraa
Tüm dünyayı sessize almanın bir yoluydu okumak.. Şimdi seksen yaşında bir dedenin kendi el yazısıyla yazdığı kitapları düzenliyorum. Şükür ki meşgalem yazı şükür ki işimiz alem...
Finansal Güvence Danışmanı
Sakarya Üniversitesi
Ankara
Ankara
21 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte. İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık! İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken, duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söylecek kimsesi kalmamak ayrılık. Saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin. Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun. Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya. İki adımdan biri insanın, sevincin kundakçısı, hüznün arması ayrılık. O küçük ölüm! Usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan. Ayrılık, o köpüklü öpüşlerin ardından gidip ağzını yıkadığında başlamıştı. Ben bulutları gösterirken, ‘bulmacanın beş harfli yemek sorusuna’ yanıt aramanla halkalanmış, ‘Aşkın şarabının ağzını açtım, yar yüzünden içti murt bende kaldı’ türküsü tenimde düğümlenirken, odadan çıkışınla yolunu tutmuş, Dağlarda öldürülen çocukların fotoğraflarını bir kenara itip,
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kimi katmak istediysem kalmadı yanımda..
Seslen bana, sesin geceyi kelebeklerle süslüyor. bak bana, bakışın bana yuva oluyor. ey aydınlık! sabahı gülümse bu upuzun gecenin ardından. senin gülüşünün her mucizesi beni kendime bigâne yapıyor. ey huzurun mavisi! benim kurumuş çölüme yağmur ol. seher vakti, bahçem ağaçlarım sana yuva yapacak. ey peyderpey mutluluğum! yemyeşil ovalarıma yağmur ol. beni mest-u harab eyle, senin harabın beni viran ediyor. sen kıvılcım ol bütün siirimi ateşe ver, yak. ben, kadim bir aşkı efsaneye dönüştüren bir ses, bir nevayım. perişan ol, o fırtınalı gecelerden de daha perişan. meltem, benim viran şehrimden saçlarına tarak yapacak
Bilemem belki de alışırım.. Muhtemelen alışamam.