Merhabalar sevgili kitapseverler :)
Bana yaklaşık 5 gündür arkadaşlık eden bir eseri değerlendirmek istiyorum.
Öncelikle tıpkı "Küçük Prens ,Momo,İçimdeki Müzik,Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca.."gibi çocuk kitabı olarak görülen bu eser de, esasında yetişkin kitleye hitap etmektedir.Şahıs kadrosu çocuk olan veyahut çocukların gözünden aktarılan kitapları çocuklara atfetmek modasından en kısa zamanda kurtuluruz temennisindeyim.Çünkü sıraladığım eserlerin her birinin anlamsal derinliğini kavrayabilmek ,üzerinde hayata,insana,varoluşsal problemlere ilişkin tartışmalar ve sorgulamalar yapabilmek için yetişkin aklına ihtiyacımız var .
Size olay örgüsünden bahsetmeyi düşünmüyorum zaten eseri okuduysanız örgüye hakimsiniz,okumamış iseniz de ipuçu vermek istemem :)
Uzuuun bir girizgâhtan sonra sadede gelirsem:)
Eser, ana fikir ve mesajı açısından kısa zaman önce okuduğum George Orwel 'ın "Hayvan Çiftliği " isimli eserini çağrıştırdı bana . Tek fark birinde sahnede "çocuklar " diğerinde ise "hayvanlar "var .Bu başrollerin de ortak özelliği var aslında: Hem çocukların hem de hayvanların masum canlılar olması.Ancak otoriteyi ,gücü eline geçirdiklerinde o masumiyetten kırıntı kalmadığına şahitlik ediyoruz .Bu eserde de yaşları 6 ve 12 arasında değişen çocukların ;yetişkinlerin ,kuralların,kısıtlamanın olmadığı bir ortamda ne kadar canavarlaştıklarına tanık oluyoruz .Çocuklardan birinin "Burada bir canavar yok, bizden başka..."sözü yine insana en fazla kötülüğün bir insandan gelebileceğini anlatıyor ."Eşref-i mahlukat "derecesinde olan beşerin eylemleriyle nasıl "esfel-i sâfilin"e evrilebileceğini okuyoruz eserde . Eserde beni en çok etkileyen bir diğer cümle ise "Korkuyorum...Bizden korkuyorum."kısmıydı. Bana göre bu söz eserin özü