“Hayranlık mağlup olmuş bir kıskançlıktır. Yani kıskançlık gıptaya, gıpta hayranlığa yerini verir. Dibinde kin vardır. Gitgide, hayranlığın zaafa uğradığı anlarda bu kin ortaya çıkar.”
O kadar güzeldi ki... Daha önce nasıl okumam diye düşünüp durdum her defasında. Hem sürükleyici bir kitap hem de okurken merak ettiriyor. Her bir karakteri ayrı ayrı değerlendirebiliyorsunuz hepsinin gözünden ayrı ayrı görebiliyorsunuz yaşantılarını. Utanarak söylüyorum ki Peyami Safa daha önce hiç okumamıştım dikkatimi çekmemişti bu kitabını okuduktan sonra hepsini okumaya karar verdim. Kelimelerle o kadar güzel oynamış ki bütün birikimini Samim karakteri üzerinde göstermiş kitaptan tek rahatsız olduğum da Samim karakteri diyebilirim sadece o konuşurken kitaba ara vermek istedim o kadar. Kitabın sonlarına doğru gerilim filmlerini aratmayan bir bölüm var ki soluksuz okudum ve okurken yaşadım diyebilirim.
Zülfü Livaneli her kitabında olduğu gibi burda da bilgisini, birikimini, kültürünü o kadar güzel yansıtmış ki... Elia Kazan ile olan anılarından bahsetmiş ve bu kitabı okumadan önce Elia Kazan’ı tanımadığım, bilmediğim için utandım resmen. Kitapta yer alan resimler o kadar güzel ki okurken dalıp gittim kitaba çok başka bir hava katmış. Okumanızı tavsiye ederim.
Elia ile YolculukZülfü Livaneli · Karakarga Yayınları · 202012,5bin okunma