Onların işi doğumlarından ölümlerine kadar kendilerinden, ölümden, gerçeklerden
kaçmak. Ve bu kaçışlarından, korkudan dolayı önlerine ne çıkarsa
yok etmek.
Sonra
da o insanlar var ya, bizim gibi de değildirler, onlar ölümlüdürler. Ölümlü olduklarını bilip, ölüm karşısında delirmişlerdir. Bu yüzden doğaya, kendi kendilerine, yıldızlara, her şeye kinle bakarlar.
Sevgileri tükenmiş.
Sevmeyi unutmuşlar, yaşam sıcaklıklarını yitirmişlerdir.
“Zaten bütün yaratıklar görselerdi, duysalardı savaşı bütün yaratıklar duyabilselerdi savaşın çığlıklarını bu dünyada savaş olamazdı. Savaşın iğrençliği bilinmeyen bir şeydir de... Savaşın kötülüğü saklanan bir şeydir de, yaratıklar onun için kabul edebiliyorlar savaşı.”