Bu kitabı okumama vesile olan sevgili eşime teşekkürler.
Kitabın ana karakteri Akademisyen Orhan.Ve aşık olduğu Firdevs. Kalbinin tüm saflığıyla seven fedakârlık yapan Orhan Firdevste aynı sevgiyi göremez.Aynı zamanda Firdevs başka bir adama duyduğu hastalıklı aşkla mücadele etmektedir. İsminden de anlaşıldığı gibi aşıklara yer olmayan bir kitap. Realist bir bakış açısıyla yazılmış. Okurken ana karakterle birlikte saklıkuyu minibüsünde ben de vardım. Sayfalar aktı gitti birer birer. Orhanın Firdevse olan aşkının yanında arka planda Orhan’ın yeni bir düzen kurmak için gittiği Saklıkuyu’da tanıştığı karakterlerin hikayesi de fazla derinden etkiledi beni. Merak edenlere şimdiden keyifli okumalar
Lyon’da düğün Stefan Zweig’in diğer kitapları gibi akıcı kitaplarından birisi. Kitap toplamda 3 farklı güzel hikayeden oluşuyor. Beni en etkileyen hikaye Lyon’da düğün. Fransız devrimi sırasında ertesi gün ölüme gidecekleri halde birbirini seven iki sevgilinin nikahını anlatıyor.
“Karakterlerinin başlarından geçenler yazgı değil, insanlığın iflasının sonucudur.”
Akıcı, merak uyandıran ve birinci dünya savaşı dönemlerini yansıtan bir kitap. Sonunun bu şekilde bitmesini hayal etmemiştim. Ama okumaya değer.Clarissa en çok da sen hak etmiştin sevdiğinle mutlu olmayı..