“Her insan, minik bir çocuk bedeninin içine gizlenmis bir sirdir. Bir tirtilin koza içine gizlenmis hali gibi bir sir. Bembeyaz ipek kozanin içindeki tirtilin bir sure sonra saskin bakislar içinde göz kamastirici bir guzellikte kelebe dönüsmesi gibi, çocuk da ‘ çocuk kozasi’ içindeki baska bu insandir. Vakti geldiginde o kozanin içinde nasil bir insan çikacagini kimsecikler bilemez”
“ Bir noktada anne babalar çocuklarina, ‘Düzgün dur, düzgün otur, utanmiyor musun öyle yapmaya...Ahlaksizlik yapma!’ gibi sözel siddetle yaklastiklari için duygusal auralar kirilir, ‘utanç’ duygusuyla sakinan çocuklar olusur. Sosyal çevre tarafindan utandirilan bu çocuklar, kendi baslarina kaldiklarinda genellikle duygularina yenik düserler. Hâlbuki Mahremiyet Egitimiyle kendi sayginligini kazanmis kisi, baskasindan dolayi degil, kendine olan saygisindan ötürü anormal davranislardan kendini korur.”
“Mahremiyet Egitimi çocugu korku ve ürküntü ile bir davranis kalibina sokmak degildir. Kendi fitratina uygun, özgürce yasayabilme becerisini kazandiran bir egitimdir.”