Kitapta genel olarak Kanada' nin atom, atman ( öz benlik) Drahma ( çizilen yol) ve Karma bin birbiriyle ilişkisinden bahsetmiş.
Atomun iki halı vardır. Mutlak dinlenme ve hareket halı.Hareket halinde olan her şey mutlak dinlenme haline çekilme yolundadır. İnsan için hareket esas olandır.Bu hareketin insan için Karma nin durmasıve Brahmanin bedenlenmesiyle gerçekleşir.Aksi kontrolsüz harekettir. Kişinin Drahmayi anlaması varoluşunu anladığı anlamına gelir.Drahma insanin onu anlayıp anlaşmasından bağımsız bir şekilde gerçekleşirilmeyi bekler. İnsan kendine bakmalıdır. Ancak daha kolayı kişinin atoma bakmasidir.Gorunen evren görünmeyen in yansımasıdır.Kisinin atoma bakması kendi özüne yani atmana bakması anlamına gelir.Boylelilkle insan sonluyu ve sonsuzu ayırt edebilir.
Arzu ve iradenin kaynağı akıldır.Tum duyguların asıl kaynağı akıldır. Hiçbir duygu birbirine üstün değildir.Arzu ve irade ilişkisini akıntı kürek ilişkisine benzetebiliriz.Her şey oluştuğu maddenin niteliğini gösterir.Ornegin sahip olduğumuz genetigimiz. Genetigimizi Drahmamiza hizmet edecek şekilde egitmeliyiz. Bizi etkileyen şeyler aslında bizim bir niteliğiniz değildir. Eğer ki insan bir şey kumasinda olmasa ve yokmuş gibi davransa bu gerçek değildir. İnsan değişmez ancak elindekini nasıl kullanacagini öğrenerek etkileşimini değiştirir.Sebep oluşun nedenidir. Ruh bedenin sebebidir. Gerçekleştirilmiş her davranış , havaya atılmış bir top gibidir ve er geç yere düşer.İnsan eylemlerini öğrendiği ve bildiği şeylerden yararlanarak gerçekleştirir.Bilgi her yönlüdür, yönleri görememek insanın sigligindan kaynaklanır.Evren çok boyutludur. İnsan zamanı aşamaz yapabileceği en güzel şey herkesin doğrusunu yaşayabileceği bir alan sunmaktır. Bilinebilecek her şeyin bir sonu vardır ancak varoluş ebedidir. Duyular
Bu yüzden günümüzde dini öğretilerin karşısına bilim gelmiştir. Bilim günümüzde birçok kişi için bir inanç sistemidir Ben bilime inanıyorum cümlesi artık kulaklarımıza çok tanıdık geliyor.
Bu ne kadar dar bir bakış açısı. Şu varsa ateş vardır, iyi varsa kötü vardır , bilim varsa din vardır diyor. Bilim ve din nasıl birbirine karşıt şeyler olabilirler? Bilim dediğimiz şey eğer tanrinin yarattiklarinin ortaya çıkarılması ise , nasıl oluyor da ortaya çıkarılanlar inanılıyor ancak tanrının kendisine inanılmıyor? Veya madem tanri var o halde din de tanrının getirmiş olduğu bir sistem. Devleti tanı ama sistemini reddet ilginç yanı.
Kitapta çelişki var ilk sayfalarda ise şöyle demiş :
" Kanada yaratıcı üzerine uzun uzun konuşmaz.Yaratıcının varlığını şüphe götürmez bulur.Hepimiz onun sonuçlarını etrafa bakarak görebiliriz der .Dağlara baktığımızda göklere baktığımızda akan nehirlere baktığımızda sonuçları görüyor oluruz bu da bizi yaratıcının varlığına götürür sonuç varsa sebep kaçınılmazdır.
E o zaman niçin çelişen şeyler söylüyorsun da kafa karıştıriyorsun?
Aşağı doğru hareket için çabaya gerek yoktur. İnsan kendini bıraktımı aşağı doğru doğal bir şekilde hareket eder. Yukarı doğru hareket içinse irade gerekir