Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ebu Hureyre (r.a.)'tan rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: "Kulun Rabbine en yakın olduğu an, secdede bulunduğu haldir. Dolayısıyla (secde halindeyken) duayı çok yapın!"
Cömert insanlar sana bir kere verir ama ikinci kez istediğinde sıkılıp, oflayabilirler. Ancak Allah'ın vermesinin sınırı yoktur. Üstelik O (c.c.) kendisinden istemenden hoşnut olur! Hatta kendisinden istemeni. "Bana dua edin, icabet edeyim." diyerek, emreder. Şayet Allah'ın sana lutfettiklerini saymaya kalksan hiç şüphe yok bu sayma işinden yorulursun.
Ebu Hureyre (r.a.)'tan rivayet edilmiştir: "Peygamber (s.a.v.) üç defa: 'Kim içerisinde Ümmü'l-Kur'an'ı/Fatiha'yı okumaksızın bir namaz kılarsa o namaz noksandır, tamam değildir buyurdu.
Ebu Hureyre (r.a.)'tan rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) namaza kalktığı zaman, namaza dururken tekbir alır, rükuya giderken tekbir alır, sonra belini rükudan doğrulturken "Semiallahu limen hamideh" der, sonra tam doğrulduğunda "Rabbenâ ve leke'l-hamd" der, sonra secdeye varırken tekbir alır, sonra secdeden başını kaldırırken tekbir alır, sonra (ikinci secdeye giderken) tekbir alır, sonra başını (secdeden) kaldırırken (yine) tekbir alırdı. Bundan sonra namazını bitirinceye kadar her rekatta böyle yapardı. İki rekattaki oturuştan sonra kalktığı sırada da tekbir alırdı.