"İnsanların ulaşabileceği en yüce mertebe ve en yüce makam da Allah'ı tanımaktır. İnsan, bilmediği, tanımadığı bir Allah'a ne kadar güvenebilir ki? İnsanın Allah bilgisi arttıkça imanı, teslimiyeti ve O'na olan güveni de artar. Allah'ı (Subhanehu ve Teâlâ) tanımayan O'na gereği gibi güvenemez, iman edemez ve O'nunla güçlü bir bağ da kuramaz."
"..Günümüzde diğer konularda da olduğu gibi güven konusunda da herkes ilk olarak kendisinin güvenilecek bir kişi olup olmadığını düşünmek yerine en başta ve sadece karşı tarafın ne kadar güvenilir bir kişi olduğunu sorgulamaktadır. Hatta etrafındaki kişilerin eksiklerine bakarak hiç kimseye güvenilmemesi gerektiğini söylemektedir. Eğer herkes kendi güvenilirliğini sorgulasaydı ve kusurlarını düzeltseydi o zaman ortada güvensizlik sorunu diye bir sorun da kalmazdı."
Ebu Hureyre (r.a.)'tan rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: "Kulun Rabbine en yakın olduğu an, secdede bulunduğu haldir. Dolayısıyla (secde halindeyken) duayı çok yapın!"
Cömert insanlar sana bir kere verir ama ikinci kez istediğinde sıkılıp, oflayabilirler. Ancak Allah'ın vermesinin sınırı yoktur. Üstelik O (c.c.) kendisinden istemenden hoşnut olur! Hatta kendisinden istemeni. "Bana dua edin, icabet edeyim." diyerek, emreder. Şayet Allah'ın sana lutfettiklerini saymaya kalksan hiç şüphe yok bu sayma işinden yorulursun.