Bu hatıralar, kürtçe düşünülüp yazıldı. Fakat zamanın faşist idaresinin faşist kanunları ana dilimizle konuşup yazmayı yasak ettiği için, benim için yabancı bir dil olan Türkçe ile bu hatıratı yazmak mecburiyetinde kaldım.
-Ma bahoz tu dixwazî min bikujin! Hîn zu ye kurê min! Çima lezê û hezayen e! Ez cihê xwe jî namirim, metirse!
- bahoz sen istiyorsun ki beni mi öldürsünler! Daha erken oğlum! Neden aceleci ve heyecan içindesin. Korkma ben yatağımda da ölmem!
Musa Anter: "Türkiye`nin 55 yıllık girdisinin, çıktısının, yeminli,canlı bir şahidiyim. Hem yalnız şahidi mi? Değil! Sanığıyım,mahkûmuyum ve davacısıyım"