I.
Göğün karanlık denizlerinde yelkenlerini şişiriyor ay
Ülkeme bakıyorum uzayıp giden bir gecede
Suskun ve boynu bükük yalnızlığında bir sokağın.
Elimde henüz açmamış bir gül var
Ve boşanmayı bekleyen bir konuşma isteği dilimde
Perdeleri çekilmiş, kapıları sürgülenmiş evlerde
Yaşayıp giderken halkım.
Rüzgara bırakılmış bir mumun alevi gibi
Titriyor bakışlarımda bütün görüntüler
Tabak, çatal sesleri geliyor çok derinlerden
Fısıltılı konuşmalar, ürkek gülüşmeler…
Çocuklar, ilk silah sesinde yaşlanacakmışcasına
Sıkıca tutuyorlar oyuncaklarını
Ve bir namluya dönüşeceklerinden kuşkulanarak çiçekler
Kırmak istiyorlar saksılarını
Yitirecekleri ne kaldı şimdi onların?
Doğan ve batan günlerle de var mıdır artık bir alıp verecekleri?
Birbirlerinin yüzlerine bakıyorlar evlerinde
Güçlükle yorumlamaya çalışırcasına bir şeyleri
Öteki dünyalara ve düşlere dair kimi duygular
Usul usul yer değiştiriyor
Acımasız ve dünyasal olan birtakım kederlerle.
Her sabah evlerde yaşlı kadınlar uyanıyor
Yüzlerini yine dönüyor kıbleye, yine kalkıyor
Sabahın alacakaranlığında gökyüzüne elleri
Dilleri yine Tanrı’ya bir şeyler yakarıyor
Bilgi Yayınevi - 1981 Behçet Necatigil Şiir Ödülü