Günümüz Müslümanlarına lütfen bir şey demeyin!
Hiçbirimiz dinimizi Hazreti Ali'den öğrenmedik. Hiçbirimiz bir soruyla karşılaşınca gidip Hazreti Aişe'ye sormadık. Hiçbirimiz Hasan Basrî'nin meclisinden feyiz almadık. Hiçbirimiz Ahmed bin Hanbel'den hadis öğrenmedik. Hiçbirimiz Kurtubî'den tefsir dersi almadık. Hiçbirimiz Gazalî'den adap ve edep öğrenmedik. Hiçbirimiz İmam Rabbanî'den irfan öğrenmedik.
Hepimiz dinimizi televizyonlardan öğrendik. "Açıköğretim Müslümanı" olarak yetiştik. Kopya çekerek, çıkmış soruları tekrar ederek, taklit ederek bugüne geldik.
İtikadımız bozuk. Ama İtikadımızı İmam Maturidî'den mi öğrendik? Ya da Eş'arî'den mi öğrendik? Ya da Şeyhul İslam'dan?
Ahlakımız bozuk, ibadetlerimiz bozuk, davranışlarımız bozuk, yaşantımız bozuk, giyimimiz absürt, ticaretimiz berbat, günlük hayatımız laşka...
Ama ne yapalım? Bir önceki kuşakta yaşayanlardan ancak bu kadarını öğrenebildik. Biliyorum masum değiliz ama suçlu da değiliz. Bazı İslam ülkelerinde yüzlerce yıl İslam hasretiyle yaşadılar Müslümanlar. Bazılarında elli yıl beklediler bir dini okul açılsın diye. İşte bizim ülkemizin durumu ortada. Yirmi yıla yakın ezan sesi duymadı bu millet. Elli yıl Kur'an öğrenmek yasaktı. Seksen yıl örtünmek yasaktı. Yüz yıldır Müslümanım diye haykırmak yasak!
Ey genç davetçiler, ey kanı hızlı gençler, lütfen bu insanlara acıyın! Onların öğrendiği hakikat budur işte. Sahte dini, din diye öğrendiler. Laiklik ile şetiatı bir öğrendiler. Feminizmle islam'ı bir öğrendiler. Zekâtı öğrenemeden sosyalizmi öğrendiler. Ümmetçiliği öğrenemeden milliyetçiliği öğrendiler. Kardeşlikten önce ırkçılığı öğrendiler.
Tesettürden önce mayoyla, bikiniyle, mini etekle tanıştılar. Namazdan önce futbolu öğrendiler. Sahabe isimlerinden önce futbolcu isimlerini ezberlediler. Esmaul Hüsna'dan