Thomas Hardy'nin kitaplarını ilk defa okuyorum. Öncelikle kitap ile ilgili düşüncelerimi söylemek isterim. Kitabı okurken yazar çok geniş bir bilgi birikimi olduğunu hissettiriyor. Ki bence de öyle . Bir olayı veya bir düşünceyi anlatırken sadece kendi düşüncelerini anlatıyor gibi değil yani sanki bir çok insanı dinlemiş bu anlattığı konu hakkında bir çok kitap okumuş birinin bilgi birikimi ile anlatıyor gibi hissetim. Olayları, düşünceleri, karakterleri ve o yerlerin betimlemesini yaparken beyninizde hemen şekilleniyor. Olay örgüsünü anlatırken sıkılmadan sizi ayrıntılara boğmadan ilerliyor. Thomas Hardy'nin okuduğum ilki kitabı olmasına rağmen çok beğendim.
Kitabının içeriğine geçersek; O dönemin toplumsal olaylarını, kadınlara olan bakış açısını ülkenin içerisinde bulunduğu sıkıntılı durumları bir kızın hayatını anlatarak bize hissettiriyor. Tess iyi bir eğitim alamamış bir köylü kızı. Tess'in babası kendisini geçmişte çok önemli bir aile olan d'Urberville ailesinden olduğunu öğrendikten sonra Tessin hayatı tamamıyla değişiyor. Kendilerine yakın olan kasaba tarzı bir yerde kendi akrabalarından olduğunu düşündükleri bu yere ailesi tessi gönderiyor. Kuzeni olduğunu düşündüğü alec ile tessin başından geçen olaylar din, vicdan, toplumsal yargılar, sınıf farkı, cinsiyet rolleri aile ve toplumsal baskıları insanın kafasında küçük bir ayrıntı bile bırakmadan anlatıyor. Tessin bu süreçte olan tüm olaylarda dik durmaya kendi doğru bildiği şeyler ile bir hayat felsefesi oluşturuyor. Tessin alec yüzünden başından geçen olaylar sürekli tessin o duruma mahkum olmasını sağlıyor. Ve Tess toplumsal baskılar arasında dik durmaya kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyor. Tess bu süreçlerde ailesini bir çok defa yanında değil karşısında buluyor. İnsan düşünmeden edemiyor bu kızı