Edebiyat özgürlüktür. Özellikle de birer değer olarak okumanın ve içedönüklüğün ayaklar altına alındığı bir çağda edebiyat, özgürlüğün ta kendisidir! Susan SONTAG
Elinizde tuttuğunuz kitap 5 Şubat 1885’te Kongo’nun Kral II. Leopold’un özel mülkü ilan edilmesiyle başlayan ve 1908’te sona eren Kongo halkının kıyımına dikkat çekmek için bizzat İngilterede kurulmuş Kongo Reform Birliği tarafından Mark Twain’den istenmiş yardımın sonucudur. Bu özelliğiyle ilk uluslararası insan hakları kampanyasını başlatan çok önemli bir kitaptır. . S:5
(Yayınevinin notu)İle başladım söze,
Kongo büyük bir soykırıma sahne oldu, Belçika Kralı II. Leopold 20 milyona yakın insanı tembel oldukları, yeteri kadar kauçuk toplamadıkları için öldürdü. İnsanların elleri, ayakları kesildi ve dünya bu olaya karşı büyük bir sessizlik içinde kaldı. Yaşananlar o kadar sarsıcıydı ki Kongo’da kısa süreliğine olanlara tanık olan Joseph Conrad hiçbir zaman suçluluk hissini atamadı, bu vahşet üzerine “Karanlığın Yüreği”ni yazdı.
Ancak Mark Twain’in kitabıyla bu olaylara doğrudan dikkat çekilebildi, ve tarihte ilk kez uluslarası insan hakları kampanyası başlatan kitap oldu. Kitap, siyasi hiciv türünde bir kurgu olsa da Mark Twain, dönemin raporları ve tanıklıklarına da yer vererek belgesel niteliği de taşıyan ve Kongo vahşetini ya da daha doğrusu insanın para hırsını anlatan en önemli kitaplardan birini kaleme almış oldu.
Emperyalizm karşıtlığını ve sivri dilini sakınmadan saldıran Mark Twain, hepimizin aklında olan bir fikri; bir diktatörün etrafında olan biteni kontrol edemeyince odasında nasıl krizler geçirebileceğini akıldan çıkmayacak bir biçimde canlandırıyor.
Dünyanın sonunu hayal etmek, kapitalizmin sonunu hayal etmekten daha kolay.". S:8
#iyi#okumalar#