Edebiyat özgürlüktür. Özellikle de birer değer olarak okumanın ve içedönüklüğün ayaklar altına alındığı bir çağda edebiyat, özgürlüğün ta kendisidir! Susan SONTAG
Kral Leopold'un Kendi Kendine Konuşması
Mark Twain den bir şaheser daha. 120 yıl önce işlenen zulüm ilk defa Emir Burak İşler ve Oku yayınevi çevirisiyle Türk okurları ile buluştu. Kitabın son sayfasında Kongo da zulüme uğrayan Afrikalı kardeşlerimizin mutile edilen organları ile fotoğrafları yer alıyor. Uzayan resimli bir fotoğraf albümü bu kitabı pek çok kitaptan ayıran bir özelliğe sahip. Kauçuk üretimi sırasında yavaşladığını düşündüğü her Kongoluyu ya ellerini ya ayaklarını keserek cezalandıran Kral Leopord’un anısına bir de Belçika’da dikilmiş 12 heykel olduğunu öğrendiğimde şaşkınlıktan ne yapacağımı bilemedim.
Kitap yayınevinin önsözü ile başlıyor. Oldukça bilgilendirici ve cesurca yazılmış 6 sayfalık bir yayınevi önsözü mevcut. Bu da çevirmenimize ait.
Siyasi hiciv türünde yazılmış eser yazısı çok az. Bu türde bir eseri de Türkçe’ye kazandıran
Emir Burak İşler Emir Burak Işler’e de sonsuz teşekkürler.
Mark Twain bir cani kralın yaklaşık 20 milyona kadar insanın ölümüne yol açan bu kralın odasında kendi kendine nasıl krizler geçirdiğini ve kendi kendine nasıl konuştuğunu kurgulamış. 1885’ten 1908’e kadar Kongo benim özel mülkümdür diyerek vahşice insanların hayatlarını katlediyor.
Hatta Joseph Conrad bu kitaptan çok etkileniyor ve
Karanlığın Yüreğibu yüzden yazılıyor.
Umarım okuyanı, tavsiye edeni bol olur. 120 yıl tarihin sayfalarında kaldıktan bu kadar uzun yıllar sonra Türkçeye kazandırılan bir eser olduğu için de yayınevi ve çevirmenimiz
Emir Burak İşler Emir Burak Işler’e ayrıca teşekkürler…
Bu arada hala Belçika da antwerpse handjes ismi ile üretilen kesik el çikolatalar mevcut, umarım bu ayıptan da tez zamanda kurtulurlar…