“Anlamadılar. Onlar anlamadıklarını kötü sayarlar. Ulemalarını
ellerinden alacağımı sandılar. Oysa ben Celalleddin’i dünyanın
sultanı yapmaya gelmiştim. Babası gibi sadece o zamanın değil,
gelmiş geçmiş bütün zamanların sultanı. Ama anlamadılar, çünkü
onların din diye bildikleri küfürdü. İbadet diye bildikleri günah,
insan eti yiyorlardı, insan kanı içiyorlardı, üstelik bunu Allah adına
yapıyorlardı. Din zannettikleri, kitapta yazılanları harfiyen yerine
getirmekti, sanki yaradanın gönüllü kölelere ihtiyacı varmış gibi.
İbadet zannettikleri hoşgörüsüzlüktü, sanki Yaradan nefretten
hoşlanırmış gibi. İnanç zannettikleri onların kurtuluş garantisiydi
her iki cihanda, tövbe tövbe sanki Yaradan tüccarmış gibi.“