"Şairler Leyla'lara, kamışlara, ahu'lara dair şiirler yazıyorlardı. Göllerde yıkanan Leyla'lara, o göllerde bir kamış olmaya, dağdan dağa kaçan ahu'lara dair büyük şiirler... 'Bunlar hep bekar da ondan galiba,' diye düşündü ;'karısı,çocuğu olmazsa insan, vatanını asla, yeteri kadar sevemiyor."
"Bazı sözleri gereksiz yerlerde kullanmayı yasak etmeli... Bunların başına da 'vatan' ve 'millet' kelimelerini yazmalı... Hayatını memleket için vermeyi kararlaştıranlar, bu uğurda şereflerini tehlikeye atmazlarsa acayip olmaz mı?"
"Zamanın hakim sosyal fikri(din) olduğu, herkes servetini, canını, şerefini ona bağladığı halde, onu kurtarıp yaşatalım derken nasıl da kolayca berbat etmişlerdi. İşte, her vesika, her ferman, her kadı mahkemesi hükmü, dini, başka kazançlara alet edebilmek için, akıl almaz şeriat hileleriyle dolu..."
"Bir pencere dolusu dünya... Ama bir pencere dolusu dünya bile ölümlü bir insana bazen el veriyor... Bazen bize bir tek mısra nasıl yeterse, işte öyle..."