Fatmanur

Yanlışlar, hatalar ve günahlar, vazgeçmesini bilen için paha biçilmez birer nimettir. Onlara nedâmet kapısını artık açılamaz hâle getirecek kadar alışmanın sonuysa herhâlde hüsrandan başka bir şey değil! Keşke bilebilsem ve keşke bilebilsek!
Sayfa 58·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kendi hayatlarıyla kavgalı insanlar başkalarıyla da kavgalı. Kendi hikâyesiyle barışık olanlar, başkalarıyla da barışık... Başkalarını sevebilmek ancak insanın kendisini sevebilmesiyle mümkün oluyor. Bunun yolu da yaşadıklarından razı olmaktan geçiyor. Yani muhâl ihtimallerle kendini yormadan, o tek gerçek hikâyeyi nimet bilerek, hakkını vererek yaşamaktan geçiyor.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Lao Tzu, 'Bilinmeyen Öğretiler'inde meseleyi ince noktasından yakalayıp dikkatimize sunuyor: "Tanrı, size istediğiniz insanları değil, ihtiyacınız olan insanları verir. Öyle ki bu insanlar size yardım edecek, sizi incitecek, size acı verecek, sizi terk edecek, sizi sevecek ve olmanız gereken insan olabilmenizi sağlayacaktır."
Sayfa 54·Kitabı okudu
Zamane kültürü dedikleri şey, insanla her şey arasında kısayollar oluşturmayı marifet addediyor. Bu kısayollar insana mesafe aldırmak için değil gerçekte, mesafe almış hissini vermek için... İnsanı her şeyin iki adımda, hatta bir adımda ve hatta oturduğun yerden elini uzatarak ulaşılabilir olduğuna inandırmak, ikna etmek için...
Sayfa 48·Kitabı okudu
Allah'ın lütfettiği kulları dışında, 'insan'ı mücehhez ve müzeyyen kılan hiçbir varış noktasına kolaylıkla ve kolaycılıkla varılmamıştır. Hiçbir esaslı varış noktasının bir kestirmesi bulunmaz. Her varış noktasına çileli bir yolda yorularak varılır. Hamlıktan pişmeye doğru sabır isteyen, dirayet isteyen, mukavemet isteyen zorlu ve o ölçüde de bereketli bir yolculuktur bu. Derler ki insan yapısının harcı binbir meşakkatle karılmamışsa kavî olmaz. En ufak bir esinti, onu kaidesinden söker atar. Geriye zamana yayılmış beyhude bir sürüklenme hâli kalır.
Sayfa 48·Kitabı okudu