özleyen şaşkındır ve bilinçlenme gereksinimi duyar, bu kadar yoğun bir duygu duyuyor olmasıyla ilgili olarak — nasıl oluyor da
bütün kişiliği tek bir duygunun çevresinde toplanmış; ama, gene de, bu, bütün kişiliğini taşıyabilen bir duygu olmuş?
Özlem, şaşkın bilinçtir.
Gayet aklıbaşında görünüyor, insanlarla konuşuyordu; her şeyi ötekilerin yaptığı gibi yapıyordu, ama içinde iğrenç bir boşluk vardı, artık hiçbir kaygı duymuyordu, hiçbir arzu; varoluşu zorunlu bir yüktü ona. — -- Öylesine yaşayıp gitti.
(Werke und Briefe, Münchner Ausgabe (Herausge. Pörnbacher et al.), dtv, 1988, S.158)
Özlem, şimdi-burada, senin bulunduğun yere yağan yağmurun, o'nun bulunduğu yere de yağması konusundaki ikircikliliğindir : "Keşke, burada, yanımda olsa da, yağmur birlikte yağsa üzerimize - keşke, orada, yağmur yağmasa üzerine de, ıslanmasa..."