Haree, Aşk'a Yolculuk - Veysel Karâni'yi inceledi.
5 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Karenli Amir'in oğlu Üveys... "Veysel Karani"

Kitap onun hayatını sanki kendisi anlatıyormuş gibi olduğu için çok sürükleyici ve bitmesini istemezken merak duygusu bitmesine sebep oluyor... Kitapta çok güzel bilgiler, manalar var.

"Anne sözü dinlemek insana peygamber hırkası giydirir."

Okumanızı tavsiye ederim... :)

Bahar Kendigelen, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okuyor

"Dinle neyden duy neler söyler sana,
Derdi vardır ayrılıklardan yana."

Tennure ve Ateş, Sinan Yağmur (Sayfa 35)Tennure ve Ateş, Sinan Yağmur (Sayfa 35)

İnsanların sözlerine inandım.
Bağışlayın beni otlar böcekler.
Sessizlik açan taşlar
Sen de, hiç yaşlanmayan yağmur.
Geç öğrendim büyüklüğünüzü. 
Şükrü Erbaş..

Yağmur yağıyor. Balkona çıktım, dışarısı hayatta olamayacak kadar güzel kokuyor. Ancak yaşıyor olduğumdan eminim çünkü yağmur yağıyor...

Haree, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ümidi kesmekten daha kötü ne vardır?

Aşk'a Yolculuk - Veysel Karâni, Sinan Yağmur (Sayfa 213 - Destek yayınları: Şubat 2012)Aşk'a Yolculuk - Veysel Karâni, Sinan Yağmur (Sayfa 213 - Destek yayınları: Şubat 2012)
Siyabend, bir alıntı ekledi.
 7 saat önce · Kitabı okudu

Ve ben senin için ağlarım
Yağmur yağdıkça.

Seçme Şiirler, Cahit Irgat (Sayfa 14 - Adam Yayınları)Seçme Şiirler, Cahit Irgat (Sayfa 14 - Adam Yayınları)

GÖZLERİN İSTANBUL OLUYOR BİRDEN

Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
Martılar konuyor omuzlarıma,
Gözlerin İstanbul oluyor birden.
Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım
Şiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esen
Durgun sular gibi azalacağım
Bir gün, birdenbire çıkıp gelmesen.
Şarkılarla geleceksin, duygulu, ince
Yalnız gözlerime bak diyeceksin.
Ellerim usulca ellerine değince
Kaybolup gideceksin
Bir elim seni çizecek bütün pencerelere
Bir elim seni silecek.
Kalbim: Ebemkuşağı; günde bin kere
Senin için yeni baştan can kesilecek.
Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde
Sonra seni kaybetmek hemen her yerde
Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak
Yapayalnız kalmak iskelelerde.
Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
Martılar konuyor omuzlarıma,
Gözlerin İstanbul oluyor birden.



YAVUZ BÜLENT BAKİLER

"oruç ağabey"li geceleriniz olsun, yüreğine bereket ağabey..
Bir zaman demiştim ki “âşık hiç yalnız kalır mı hafız? Yâr çıksa kapıdan hasreti girer, hayali girer içeri.”

Âşık tek başınayken bile yalnız kalamayan adamdır. Yalnız kalamaz o. Ya sevgilinin hayali vardır ya kendisi. Hz. Mevlânâ gibi seslenir:
"İki gecem var ikisinde de uykusuzum. Biri sensiz olduğum gece, hasretin bırakmaz ki gözüme uyku girsin. Diğeri senle olduğum gece, yanımda sen varken uyumak olur mu?"

Âşık yalnız kalamaz hafız! Ayrılık hasretlikte kâr ediverir bazen cana. Almış âşık sevgilinin yanına gitmiş başını. Boynunu bükmüş, özledim demiş, perişanım, derdim çok, gamım çok, kederim çok…

Âşığın kederi olmaz hafız! Âşıkta keder ne arar? Sevgilinin yüzünü gördüğün anda bitiverir bütün kederler, bütün dertler, bütün tasalar. Belki Hz. Mevlânâ onun için der:
"Kimisi yüzünü sevgiliye döner, kimisinin yüzü sevgiliye dönmüştür."

Âşık yalnız kalamaz, kalkar gider sevgilinin yanına. Derdini anlatır, tasasını. Sevgili güler, ayaklarını âşığının dizlerine koyar ve döner bakar. “Kederin var mı?” durur bir âşık yoklar kalbini “yok” deyiverir. Mâşuk güler “var deseydin yalancısın diyecektim.”

Sevgilinin yüzünü görünce kalbinde hâlâ dert olan adam aşk iddasında bulunmasın. Sesini duyunca, hayali hatrına gelince, kalbini yoklayınca kalbinde hala dert varsa, keder varsa, gam varsa sen âşık değilsin hafız!

Çünkü sevgilinin derdi öyle bir derttir ki bütün dertleri siler, kaldırır, atar. Ayrılık hasretlik kâr eder bazen cana, seher yelinden haber gönderir aşık. Âşığa herşey onu söylemezse o adama âşık denir mi? Seher yeli güzel bir koku getirse “yâr oturmuş yele karşı, alıp getirdiği onun kokusu” diyemeyen adam âşık mıdır? Yüzüne yağan kar tanesini sevgilinin parmakları zannetmeyen, bir bardak çayı iki tane söyleyip “iki çay söylemiştik ordan birisi açık” keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Ne güzel söylemiş Cemal Süreyya “İki çay söyler ordan birisi açık, birini kendi yerine diğerini sevgilinin yerine içer.” Her şey onu söyler.

Bir zaman demiştim ki “bana herşey seni hatırlatıyor” diyen adam âşık değil unutkandır. “hiçbir şey seni unutturamıyor” diyen adam aşktan birazcık haberi vardır. Birazcık haberi oluşu, hiçbir şey unutturamıyorsa onu hala kendisi vardır. Tam haberi olsa kendiside kalmayacak. Âşık mâşuk varsa hala orda aşk yoktur hafız! Yok etmiyorsa aşk yoktur! Aşk, ne güzel söylemiş Niyazi Mısri Sultan;
“Bela gökten yağmur gibi yağarsa başını ana tutmaktır adı aşk.
Elinde sükkeri ayruğa sunup.
Ağuyu kendi yutmaktır adı aşk.”
Âh âh…

https://youtu.be/jur-6aOb4cc

Bebekler, gökyüzünden yere düşen yağmur damlaları gibidir. Bu yağmur damlaları bazen göle, bazen Mercedes'e, bazende çöpleğe düşer. Göle düşen yağmur damlaları şanslıdır.