Sevmek, sevildiğini bile fark etmeden, Yaklaştıkça ölüm soğuk bir yağmur gibi, Sevmek zehir zemberek ve yürekten, Geçikerek de olsa vuruşur gibi. Sevmek için geç, ölmek için erken...
Sorma, sorma doldur boğaziçini Sen doldur, ben içerim efkarımla, kana kana Durma, durma doldur boğaziçini Sen doldur, ben içerim yalanlara, kana kana Durma, canım cayır, cayır yanıyor Söndür yalvarırım Durma, n'olur durma Durma, yağmur durma Sorma, sen de onu sorma
Müzik
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yazmadım seni daha, Sevmeye ayırdım tüm zamanları Yazmaya bu yüzden vaktim olmadı Ben düşünmeye başlayınca seni -ki bu bir ömür önceki düşünmenin Sonunda çok öncedir- İnan ki dağlar, taşlar, İnan ki bulutlar, yağmur ve kar Toprakla su ve gök yüzü, Güneş, ay ve yıldızlar Onlarda benimle birlikte Ve onlarda benim kadar seni düşünürler.
'... siz ürkek çocukları hüznün, ve siz gökyüzünün mavi olduğunu unutanlar! donleyin artık susun da! belki de son aşkıdır bu gökyüzünün: onulmaz yarası kanar da kanar. ...' Vladimir Mayakovski
'... benim ruhum, işsizdir; yağmur damlalarını, duvardaki tuğlaları sayar, ruhum bazen yol ağzında duran bir taş gibi gerçektir. ...' Sohrab Sepehri
"çokça yağmur yağsa, temizlenir mi şu kirli dünya?" -Özdemir Asaf
Şiir