“Aykırı anlamlar arayıp durma güz biter sular köpürür de kapanmaz gülüşünün açtığı yara uçurum olur cellat olur her gece Her gece yeniden bir talan başlar acı ses olur, ses deli bir yağmur eski bir eylüle gireriz böylece Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim, sokağı devriyeler basar bir de gülüşün eklenir kimliğine”
Demek ki tanrı fazla öfkelenmişti bana. Bu kadar başına buyruk olmamalı, hayattan bu kadar keyif almamalı dedi herhalde.
Sayfa 290·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Acı çekmek aşkın bir parçası ise eğer, acılarımla huzur içindeyim ben. Bir kadın sevmeyi nasıl öğrenirse izin ver sende öğreneyim. Sırt çevirme o çiçeğe.
Gittiğin uzak da benim, gelmediğin yakın da ben. Kuyuya düşen şimdi Züleyha'dır. Seni Yusuf'um diye bekleyenim. Daha kaç kuyuya daha atılmam gerekiyor?
Sen yanımdasın ya yeter... Hayır sen yoksun, hayalin yanımda. Olsun, sevene bu da yeter.
“Bir sözcükte söylenemeyen şey Hileli sözlerle de açıklanamaz Tanımlanamaz nasıl aşık olduğum Yardım edeceğim mucizeler gösteren bir azizle Sürülü tarlalardan geçen herkesin bildiği yolda. Düştü yağmur yeryüzüne . Karıştı yeryüzü gökyüzüne, Dikkate aldı Senin tanımsız güzelliğini Birbirini yitirmiş dostların bugünkü Buluşma töreni kutlaması gibi, hayatta Bu ayın sonunda köhne bir sahnede.”