Çünkü insan, başkasının gölgesinde yaşamaya razı olduğunda, kendi varlığının sınırlarını önemseyip, o kişinin şeklini almak, kabına sığmak zorunda kalır. Bu bir nevi yok oluştur.
Özlemek hala seviyor olmak değildir. Özlem; bir sese, bir kokuya, bir gülüşe, bir dokunmaya dair buruk bir hatıra, galibi olmayan bir duygusal oyunun kırık oyuncaklarını hatırlamak gibi bir hüzün ama ne olursa olsun sadece bir duygudur. İçimize çekeriz ve üfleriz gider. Yeniden geleceğini bilsek de…