Merhabalar değerli kitapseverler, bugün sizlere Şermin Yaşar’ın kaleminden çıkan Telefon Melefon Yok? adlı kitabı tanıtmak istiyorum.
Can, Ali, İpek ve Berk isimli dört kuzen olmak üzere birçok aile üyesi, Sıtkı Dede’nin 98. yaş günü partisi için bir araya geliyor. Can, Ali, İpek ve Berk’in ellerinden telefon hiç düşmüyor; ebeveynlerinin söylenmelerine rağmen. Sıtkı Dede pastayı üfleyeceği an “Aay yapışsın o telefon elinize be, yapışsın!” diye bağırıp dilek diledikten sonra çocukların ellerine telefonlar şok edici bir şekilde yapışıyor.
Can, Ali, İpek ve Berk telefonları ellerinden çıkarmak için çeşitli hastanelere gidiyor ama sorunları hep sonuçsuz kalıyor. Dört kuzen telefonları ellerinden çıkarmak için mücadele ederken bir de Sıtkı Dede kayboluyor ve onu bulmak için yollara düşüyorlar. Sonra neler mi oldu? Gerisi kitapta.
Çocukların ellerinden telefon düşecek mi?
Sıtkı Dede bulunabilecek mi?
Sıtkı Dede haricinde başka kim ortadan kayboldu?
Bu soruların cevapları kitabın içerisinde saklı. Yazarımız telefon bağımlılığını, teknolojik aletlerin aile ilişkilerini kopardığını mizahi bir dille ele almış. Büyük küçük herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yazarımızın kalemine sağlık, okuyucusu bol olsun.
Merhabalar değerli kitapseverler, bugün sizlere Adem Özbay’ın kaleminden çıkan Kevakib adlı kitabı tanıtmak istiyorum.
Kitabımızın içerisinde on beş farklı öykü yer almaktadır. Kitapta neler mi okuyoruz üç aylık ömrü kaldığı söylenen erkek hastanın doktoruna yazdığı mektubu, tapu kadastroda memur olan Ahmet Bey’in içinde bastırılmış duygularını, geçmişte annesinin yaptığı cevizli keki tekrar bir kafede yedikten sonra annesine dair yaşadığı özlemi, Alzheimer hastalığının pençesine yakalanıp sonrasında vefat eden İhsan Dede’nin ardından hissedilen ölümün kaçınılmazlığını, teknolojinin hem bağlayıcı hem köreltici yanını, doğanın köy hayatının güzelliğini, soba sıcaklığı patates kokusu gibi hatıraların güzelliğini, ismi bilinmeyen bir şahsın bir kitaba karakter olmak için yazar peşinde koştuğu anlarda neler yaşandığını, İyilik Amca isimli bir adamın hayatını olmak üzere pek çok etkileyici öykü okuyoruz bu kitabın içerisinde.
Tüm öyküler birbirinden etkileyiciydi, o yüzden aralarında ayrım yapamayacağım.
Yazarımızın kalemine sağlık, okuyucusu bol olsun.