Aşkı şiirlerde, romanlarda olduğu gibi bir parlak yaz gecesinin mehtabında başlayıp sabahında biten bir rüyada addedenlerden değildim. Benim için sevmek bir başka insanın vücudundan, ruhundan bir parça hükmüne girmek, onunla beraber gülüp ağlamak, ıstıraplarını paylaşmak demekti.

Beş, altı sene evvel başında muhteşem bir rüya ile İstanbul’dan çıkan, vakalar ve insanları ezeli yollardan döndürmeyi kuran gafil çocuğa şimdi hem gülüyor, hem de acıyorum.

Ben asıl, bugün dünyaya geldim. Bugünden itibaren insan olarak yaşamaya başlıyorum. Şimdiye kadar aciz bir çocuktum. Talihim, başkalarının elindeydi. Beni başkalarının merhameti, inayeti, yahut keyif ve hevesi idare ediyordu. Halbuki bugünden itibaren irademe sahip oluyorum. İyi, yahut fena, mesut veya bedbaht olmak hep kendi elimde.
26 Eylül