Akçasazın Ağaları iki seriden oluşmaktadır. Birinci kitapta "Demirciler Çarşısı Cinayeti" , ikinci kitabında "Yusufçuk Yusuf" adını kullanmıştır. Serinin birinci kitabı biraz daha durağandı. Derviş Bey ve Akyollu Mustafa arasındaki kan davası anlatılmaktaydı bunun yanında yazar ağalık sisteminin, derebeylik sisteminin yoksul halkın üzerindeki etkisini işlemiştir. Serinin bu kitabında ise derebeylik sisteminin çöküşü, modernleşmenin ilk izlenimleri toprak üzerindeki hakimiyetin değişmesi gibi konuları ele almıştır. Kitapta zengin toprak sahiplerinin sözünün adaleti saptırmada ne kadar etkili olduğu dönemin şartları çerçevesinde anlatılmış. Bu kitapta Mahir Kabakçıoğlu ile Derviş Bey' in arasındaki mücadele anlatılmış ancak kitabın sonunda beklediğim yüzleşme gerçekleşmediği için üzülmüştüm. Sonradan öğrendim ki Yaşar Kemal bu serinin üçüncüsünü de yazacakmış ancak yazamamış.Bu kitapta en çok Yusuf'a üzüldüm hiçbir suçu olmadığı hâlde Derviş Bey tarafından harcanan ve mutsuz bir sona giden Yusufçuk Yusuf.İnce Memed tadında bir kitaptı. Yaşar Kemal'in betimlemedeki ustalığı sayesinde Çukurova'yı, Anavarza'yı , Akçasazı görmüş kadar oluyorsunuz hele sarı yağmurları, bataklığı gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Betimleme sevmeyen biri sıkılabilir ama seven için muhteşem bir eser. Okumak isteyenlere önerilir.