Ömrümüzün beyhudeliğinden, gittikçe yaklaşan ölümden bahsediyordu sanki. Her şeyin neden bu kadar anlamsız göründüğünü, Hüznümüzün neden bir türlü geçmek bilmediğini, insanlarla aramızdaki görünmez duvarların her geçen gün neden daha da kalınlaştığını anlatıyordu farkında olmadan. Adımlarımızı, soluklarımızı, konuşmamızı ağırlaştıran, bize boyun eğdiren kaderi tarif ediyordu.Acı veren kimsesizliğimizi…
Beni buraya rastlantılar savurdu sanıyordum. İlk anda rastlantı sandığım şeylerin arasında görünmez bağlar olduğunu zamanla fark ettim…Dünyadaki hiçbir mesafe kaderin birbirine yakınlaştırdığı insanlara engel olamaz…