Kitap bitti, kalktım bir sigara yaktım, Hikmet’i düşünüyorum. Bana hissettirdiği duygular ağır ve yoğun… O yüzden, Oğuz Atay gibi usta bir yazarın kitabına inceleme yazabilecek duygularımı ifade edebilecek miyim bilmiyorum.Ne yazsam eksik kalacakmış gibi bir his benimkisi. Ben de karışığım…
Baş karakter Hikmet! Yaşadığı bunalım kişilik bölünmesi psikolojide “nevroz” olarak geçiyor sanırım.Zihninde Ego ve süper ego çatışması da birleşince al sana karmakarışık bir beyin, karmakarışık bir hayat. Ortada bir Hikmet var ama anlayamıyorsun Hikmet iyi mi- kötü mü, akıllı mı- deli mi?
Sevgi; Hikmet’in eşi. O da bir tutunamayan, yeri geldi Sevgi’ye Hikmet’ten çok üzüldüm,Hayata tutunamayan Hikmet ne diye gittin başka bir tutunamayana tutunmaya çalıştın? Beraber dibe batmak için mi? Sevilmeyen Sevgi, senden sevgi istedi. Veremedin…
Bilge, Hikmet’in aşkı;)beni dinle, bana bak, beni gör dedi , sen kendini anlayamamışken Bilge olmayan Bilge’yi nasıl anlayacaktın? Anlayamadın…
Albayım! (İç ses) Sen de haklısın, Ben en çok senin çabanı takdir ettim. Hikmet’ i uyardın da gücü yetmedi yaşamaya, ağır geldi yaşadıkları o da tutunamadı !Hikmet de haklı , herkes haklı kendine göre …
Hikmet’in hayatında ağır basan üç karakter. Bir de Nurhayat hanım da var yanıbaşında . O daha sönük bir karakter. Diğerleri ise Hikmet’in hayatından gelmişler ve geçmişler, rollerini oynayıp gitmişler . Çok içerik anlatmak da gizemi bozuyor, yeter mi bu kadar ?
Hikmet’le üzüldüm Hikmet’ le düşündüm (Oğuz’um Atayım olur kendileri) Kitap karışık olmasına karışık bazen anlaması zor, nere kurgu, nere gerçek, noldu şimdi? Ha deyince okunacak bir roman değil, daha çok durum romanı . İçsel kargaşalar, içsel çöküşler ve iç döküşler. Çok güçlü bir kalem, çok derin bir hayal gücü, çok güçlü bir kurgu,