“Rahel Tanrıyla Hesaplaşıyor”, kutsal kitaplarda küçük bir yer tutan Rahel’in ve onun etrafındaki kadınların hikâyesini bize bambaşka bir gözle anlatıyor. Tarihi ve dini bir anlatının ötesinde; kadınların duygularını, acılarını, kıskançlıklarını, umutlarını ve dayanışmalarını ön plana çıkarıyor.
Yazar, Rahel’in ağzından hem Hz. Yakub’un ailesine hem de dönemin kadın kültürüne ışık tutarken; kız kardeşlik, annelik, aşk ve ihanet gibi evrensel duyguları çok güçlü bir şekilde hissettiriyor. Özellikle “kızıl çadır” bölümleri, kadınların birbirlerine yaslanarak hayatta kalma çabasını ve sessiz güçlerini çok çarpıcı bir dille yansıtıyor.
Kitap bana bir yandan tarihin tozlu sayfalarını açtırırken, diğer yandan kadınların aslında ne kadar derin bir dünyaya sahip olduklarını düşündürdü. Rahel’in Tanrı’yla olan hesaplaşması, aslında insanın kaderiyle, sevgileriyle ve kayıplarıyla olan hesaplaşmasının bir sembolü gibi.
Kısacası bu roman sadece bir “dini hikâye” değil, aynı zamanda kadınların sesini duyuran, duyguları çok yoğun hissettiren bir eser. Tarihsel roman sevenlerin, kadınların iç dünyasını anlamak isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.