Büyükada’nın sokaklarında yürürken, zamanın adımlarını duyar insan. Ahşap işçiliğin zarafetini taşıyan bu eski konaklar, yalnızca birer yapı değil; adanın hafızasını, İstanbul’un sakin bir dönemini ve geçmişin ağırbaşlı ihtişamını bugüne taşıyan sessiz tanıklardır.
Her bir pencere pervazı, özenle oyulmuş süslemeler, yüksek tavanlar ve geniş cumbalar; bir dönemin yaşam kültürünü fısıldar insana.