" Ve sen... Kör Mehmet'in damadı. Hele sen! Ne diye öyle tiksinerek bakıyorsun yüzüme? Öldürdüm evet seni, ne olmuş! Ve işte ağlıyorum... Sen de öldürdün! Kardeşler, dostlar, hemşeriler... Koskoca bir kuşak, durup dururken katletti kendi kendini!"
"Bir örtünün üzerindeki ekmek kırıntılarını silkeler gibi silkeleyip attılar bizi kaptan köprüsünden aşağı! Birer ekmek kırıntısından farksızdık onların gözünde, evet! Tanrı'nın kuşları doyacak bu kırıntılarla. Gırtlağına kadar doyacak hem de! Şeytan'ın kuşlarıyla kargalar da doyacak gırtlaklarına kadar!"
" Çocuğunu gömen var mı içinizde? Tabutun mezara indirilirken çıkardığı gıcırtıyı işiten? Bizler için o ânın ne demek olduğunu ancak, o anlayabilir..."