Fatoş Sevigen

Fatoş Sevigen
@FatosSevigen
9/10
·216 syf.··
2026 13. kitabı
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Masal gibi başlayan aşk, bir kadın için gün be gün tutsaklığa dönüşür. Kendinden adım adım vazgeçip eşinin istediği gibi bir hayata uyum sağladığını düşünürken, her şeyin/bütün olumsuzlukların düzeleceği yanılgısını fark edemez. Ölmeden son nefeste olmayan çıkış kapısını zorlamaktır onunkisi. Oysa ki varlığında yok olur, yok oldurulur. Uyanışı ise yıllarını alır. Artık eyleme geçme vaktidir. Kimliğinden koparılan kadın, kurtuluşa koşmaya başlar. İlk mücadelesi tarikatın çarpık inanç sistemine düşmüş kocasıyladır. Akla hayale sığmaz bir intikam ile onu alt eder. Sırada yanlış kimlik edinmiş kızının kurtarıcısı olmak vardır. Ama bu defa mücadelesi tarikat şeyhiyledir. Başarılı oldu mu? Kısmen. İnsan gibi yaşamaktan tecrit edilen bir kadının, yıllar geçtikçe yaşadığı ruhsal duygu-durum değişikliğini yansıtan bu anlatı ile: Bir kadın erkeklerin nefsini kabartacak diye kapalı sandığa kitlenirken, neden kimsenin aklına erkeğin göz terbiyesi gelmez? Bakışın namussuzluğuna kadın nasıl vesile olabilir? Zihniyetin namusu var mıdır? Kadını salt cinsel obje görmenin bedelini yine neden kadın öder? Çocuk yaştaki kızları kendine eş yapan Şeyh Numan Hoca toplumda nasıl kabul görebilir? Turizm kisvesi altında daha çok para kazanmak için, doğanın metalaştırılıp kapitalist düzende sömürülürken insanlar nasıl bu kadar kör olabilir? Soluk mavi ekranlar ardında yaşadığımızı mı zannediyoruz? Değişen çağımızda yapılan iş aynı iken, işin adının değişmesi medeniyetin, modernizmin göstergesi olabilir mi? Tarikata kurban edilen kimsesiz kız çocukları gerçekten kimsesiz mi?, bu sorular akılda dolaşır. Verebileceğimiz cevaplardan önce şu
1000Kitap
YalnızZeynep Kaçar · Doğan Kitap Yayınları · 20211,607 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·264 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 12:52
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Jean Baptiste Grenouille! 18. yüzyıl Fransa'sı... Paris'in çürümüş, kokmuş, kokuşmuş sokaklarında ona layık görülen hayatın ilk soluğunu, bir balıkçı tezgahının altında alır. Annesinin dahi doğar doğmaz ölüme tek ettiği bir hayatı, kimse bağrına basmaz, basamaz, varlığı kabul görmez ömrü boyunca hiçbir yerde ve hiçbir kimsede. Şayet bir de herkesten farklı, güçlü bir duyuya sahipse. Yeteneğin ötesindeki koku duyusu etrafındaki birçok kişiye kazanç sağlasada, miyasmanın en ağır kokusuna tezattır onun olmayan kokusu. Belki de tek kusuru! Bin kusurunun tek suçlusu. Yıllar boyu insanlar arasında varla yok hüküm süren bir hayatın anti kahramanı yapar onu, kendi öz koku tutkusu. Görmezden gelinen hayatının intikamını, akla hayale sığmaz bir hamle ile alır. Tanrısallaştırır kendini, kendinden öte bütünlükte. Önce masumiyeti yaşatır, sonra hayranlığı, ardından arzulanılan, elde edilmek için çabalanan, tapınan biri olur. Ve en sonunda bir olma haliyle yok olur. Bir katilin hikâyesi anlatısındaki bu eser, polisiye olmanın dışında psikoloji ağırlıklı bir içeriğe sahip. Yokluğuna varlığında isyan eden bir adamın, varlığını kanıtlama çabasıdır. İnsan kusurunun bedelini, ne kadar ağır olabilirse o kadar ağır ödeyeceğinin bir örneği; farklı olmanın kişinin önce kendi lâneti, ardından diğerlerinin katili olduğu gerçeğidir. Anlatımda duygu yoğunluğu ve derin betimlemelerin yer alışı okumayı yavaşlatıyor. Bir olayı anlatırken arada sonunu dile getirip anlatıma devam ediyor. Lakin okuma sürükleyiciliğinden birşey kaybetmiyor. Kitabın kurgusu ve yazarın özellikle koku gibi soyut bir duyuyu somutlaştıma ustalığı hayran bırakıyor. Yıllar
1000Kitap
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,4bin okunma
10/10
·64 syf.··
2026 14. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 21:07
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Bir adam, bir gün, bir saatte sıradan, basit bir olay yaşar. Oysa olay değildir bizi içine çeken. Varoluşsal sancıdır cezbeden. Hayal ile gerçeğin birbirine karıştığı, arafta kalma hissiyle, karasızlığın ağırlığı altında eziliriz. Seçtiğimiz olasılıkların tadını çıkarmak yerine aklımız hep seçmediklerimizdedir. Seçimde diğer olasılıkların ölümünün yasını tutup, belkilerin çıkmazında, iyi-kötü, doğru-yanlış, ak-kara ayrımı yaparken can çekişiriz. Üzerine uzun uzun düşünülmeyeceklerin arasında kayboluruz. Ansızlıkta kendi kendimizle, kendimiz kavga ederiz. Varoluşsal sancıya dayanamayıp, kendimizi küçülmüş, çaresiz, kimsesiz hissettiğimiz o an ise, bize hayatı öğreten ebeveynlerimizden yardım bekleriz. Zamanında bütün kararları bizim için verenlerin, yol göstericiliğine ihtiyacımız vardır. Ama onlar artık yoktur. Bu yol elele tutuşacağın, birinin omuzunda ağlayacağın bir yol değildir. Kendin çizmen gereken, en kötü kararı versen dahi, sonuçlarından kendin sorumlu olduğun yegane tek yoldur. Belkilerin barınmadığı bir yol. İşte bu yolun anlatımını, en az kelime ile tekrarların üzerine inşa eder yazar. Yer yer noktaların azlığıyla hipnotize ederken aslında sade ve açık bir anlatım sunar. Velhasıl kısa, öz, anlatıdan fazlasını yaşatan bir eser.
1000Kitap
BeyazlıkJon Fosse · Monokl Yayınları · 2025745 okunma
10/10
·126 syf.··
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 22:01
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Karşılıksız bir aşk ve kabul görmeyen bir son! Werther, Lotte'ye aşık olur. Lotte, Albert'le evlenir. Zamanla Werther'ın ruhundaki ahenk bozulur ve Albert'in karısı ile arasındaki güzel ilişkiye zarar verdiğini düşünür, bu yüzden kendini suçlar. En güzel insani duygulardan aşk, yazgısı mutlu etmesi gereken insanları üzer ve Werther, " Niçin uyandırıyorsun beni bahar yeli? Hem esiyor, hem de diyorsun ki: Göklerin şebnemini yağdırırım! Oysa yapraklarımın kuruması yakın, yapraklarımın dökecek fırtına! Yarın gezgin gelecek, gelecek ve tüm güzelliğimle beni görecek, kırlarda her yanda gözleri beni arayacak, ama bulamayacak." (S.116) diyerek bir son verir hayatına. Lakin bu kitaba sadece imkansız aşk ve hayattan vazgeçiş gözüyle bakmak yanıltıcı olur. Yazar, yaşantısının dar çemberinde dönen bir hayat isteyen Werther'in, yaşamdan vazgeçişini gün gün kaleme alırken ara temalarda: İnsanın özgürlük korkusuna, Sınıfsal ön yargılara, Çocuk gibi yönetilen insanların körlüğüne, Gücün sınırının denemeden bilinemeyeceğine, Kötü günlere katlanabilmek için, iyi günlerin tadını doyasıya çıkarmamın önemine, Keyifli olmadığında maskenin gereksizliğine, Mutlu edemediğimiz, mutlu insanlar gördüğümüzde dayanamadığımıza, Çocukları hayata hazırlarken sadece olumlular vermemizin yanılgısına, Başkalarının öğretilerinde yaşamak yerine, kendi tutkumuzun peşinden gitmemiz gerektiğine, İnsanları yargılarken eylemden çok nedeninin önemine,
1000Kitap
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,2bin okunma
7/10
·370 syf.··
2026 12. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 20:12
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Türk edebiyatında, eşkıya romantizmine karşı ilk itirazı Kemal Tahir getirmiş. Kendine sorulduğu zaman bu kitabı 'İnce Memed'e eleştiri olarak yazmadığını söylesede, pek inandırıcı gelmedi bana. Yaşar Kemal'in toplumsal gerçekliği ile Kemal Tahir'inki arasında uçurumlar var. Köylüyü aşırı sert bir şekilde işten kaçan, lakayt, aç gözlü, aşırı cinsel açlık çeken, hırslı, dini istismar ederek çıkar kazanan gibi keskin ve sivri olumsuz bakış açısı ile anlatımı beni rahatsız etti. Hoş döneminde de yazar bu konuda oldukça eleştiri almış. Ana hatları ile Uzun İskender, Kuru Zeynel, Katır Adil, Maraz Ali eşkiyalarının ekseninde dönen olaylarda aşırı küfürbaz söylemlerine, 40 yaşın üzerindeki adamların 11-13 yaşındaki çocuklardan ağzının sulanıp karısına kuma yapmak için iğrenç kaçırma planlarına, kadına -hatta hasta kadına- fiziksel şiddetin yaşatıldığına, kadınların sadece beden olarak görülmesine, din ayrımı ve ayrımcılığı yapılmasına yer verilmesi okuma süremi oldukça kasvetli bir hale soktu. Kitabın başlarında eşkiya güzellemesinin yapılıp 350. sayfalardan sonra Uzun İskender ile İnce Mehmet yergisi yapılmış. Maraz Ali'nin sonuyla ise eşkiyalığa özenen genç bir delikanlının, bir erkeğin başına gelebilecek belkide en zor kader çizilmiş. Halbuki kitabın girişindeki şu cümle "Ahlak düzeni sağlam olmayan ve soyguncularıyla başa çıkamayan bir toplum -ruhunda artakalmış barbarlık duygusunun da baskısıyla soyguncularına karşı hayranlık duyar." (Andre Maurois, İngiltere Tarihi ) bütünün özeti niteliğindeydi. Yazar içerikte dönem anlatımına, ağalığa, ağanın kendi çocuğu ve torunlarının açlığına neden olacak kadar acımasızlığına da
1000Kitap
Rahmet Yolları KestiKemal Tahir · Ketebe Yayınevi · 20221,144 okunma