Bir kutu kitap in temmuz ayi seckisinde olan bir kitaptı. Böyle kitaplar okumanın tek güzel yanının Türk edebiyatı ile gurur duymak olduğunu düşünüyorum. Tekrarlanan kelimeler ve tekrarlanan cumleler sonu bir yere varmayan kitaplar benim okuma sevkimi çok azaltan etkenler. Bu kitabi neden seckiye almışlar anlayamadım. Popüler olmayan ama okuduğumda bana edebi olarak zevk veren kitaplar gelmesi icin tercih etmiştim bir kitap uygulamasını. Henüz vay be diyebileceğim bir kitap olmadı. Böyle devam ederse bırakacağım sanırım vakit kıymetli.
BeyazlıkJon Fosse · Monokl Yayınları · 2025744 okunma
2023 Nobel Edebiyat Ödülü
Beyazlık-Jon Fosse
Beyazlık, ölümle yaşam arasında bir yerde, zamanın akmadığı, düşüncelerin ise bembeyaz bir boşlukta yankılandığı bir metin.
Roman, bir adamın arabasının ormanın kenarında kara saplanmasıyla başlıyor. Basit bir olay gibi görünse de, asıl mesele oradan sonra başlıyor. Karar veremeyişi, yönsüzlük, bilinçli bir belirsizliğe adım atış... Adamın ormana girme kararı, adeta insanın kendi iç karanlığına yönelmesi gibi. Kar yağışı, sessizlik,ışığın giderek azalması...
Bazı satırlarında o kadar duruldum ki… İçimde bir yerlerde hep bu beyaz sessizlik vardı. “Zaman yok artık. Ya da zaman durmuş gibi.” cümlesi, bende duran zaman hissini birebir anlattı. Sanki herkesin içinden geçen ama kelimeye dökemediği bir suskunluğu anlatıyor.
- "Evet sanki her şey anlamsız, evet sanki artık anlam da yok gibi, çünkü her şey sanki sadece oymus, her şey anlammış gibi..."
- “Artık hiçbir şey yapmam gerekmiyor. Hiçbir yere gitmem gerekmiyor.”
Bu tarz kitaplar bana göre değil. Kime göre onu da bilemedim tabi. Ödül almış bir kitap. Kim neye göre niçin ödül verdi, aldı onu da anlamadım. Kısaca bu kitapla ilgili hiçbir şey anlamadım. Yarım bırakabilme becerim olsa ilk sayfada bırakırdım.
BeyazlıkJon Fosse · Monokl Yayınları · 2025744 okunma
Hikaye direkt kahraman bakış açısıyla oluştuğu için betimlemesi bol ve detayları uzundu. Aynı zamanda sürekli sorgulaması beni yordu konu kendi içinde sürekli tekrar ediyor gibi hissettirdi. Ormanda karşılaştığı karakterlerle diyalogları yüzleşme şeklinde olsaymış daha dikkat çekici olurmuş diye düşünüyorum. Sadece gördüğünü ve kendine sorular yönetmesi yazarın bize sorduğu hayal mi gerçek mi sorusunu basite indirgememize sebep oluyor. Kısa bir hikaye olduğu için okunabilir diye düşünüyorum.
BeyazlıkJon Fosse · Monokl Yayınları · 2025744 okunma
İki saatte okudum kitabı. Beğendim mi çok beğendim diyemem . Okurken içim sıkıldı . Sanki ormanda kaybolan be hayaller gören benmişim gibi. Sırf sonunu merak ettiğim için bitirdim.
BeyazlıkJon Fosse · Monokl Yayınları · 2025744 okunma
Nobelli Jon Fosse her zaman sevdiğim bir yazar olmuştur, özellikle de Sabahtan Akşama’yı pek severim. Bununla birlikte bu kez çok da alışık olmadığım ve beni şaşırtan bir tarzda yazdığı bir kitabıyla karşı karşıyayız. Beyazlık incecik, 58 sayfalık bir kitap ve arabası bir ormanın kenarında çamura saplanan bir adamın kar yağmaya başlayınca yardım bulmak için ormanın derinliklerine girmesini ve ormanda yaşadığı bazı esrarengiz olaylara verdiği enteresan tepkileri anlatıyor bize. Kitabı benim için diğer Fosse kitaplarından ayıran taraf tarzı ve üslubuydu sanırım. Kahramanımızın içsesini okuyoruz kitapta ve bunu okumak sanki tüm olay boyunca hiç durmadan kendi kendine konuşan bir adama aralıksız kulak misafiri olmak gibi. Arka arkaya, yoğun bir düşünce akışı, kendisiyle çatışma halinde olması ve gerçek ile hayal atasındaki gitgelleri ile oldukça enteresan bir metin okuyoruz. Sevdim mi sevmedim mi emin değilim ama okuduğuma memnunum kesinlikle. Bir de keşke sonundan %100 emin olabilseydim. Muallakta kalmak sanırım beni biraz rahatsız etti. Yine de güzel bir okumaydı.
Tam olarak hareket etmek, fiziken hareket etmenin zihinsel dinginliğe iyi geldiğinin kanıtı niteliğinde bir kitap. Beyazlık zihin sisi mi yoksa gerçekten mi bir beyazlık söz konusu anlamak zor cidden. Çıtır çerezlik bir kitap sadece okuyup geçmeden biraz düşünerek sayfaları çevirirseniz kendi düşüncelerinizden bir şeyler bulabilirsiniz eminim tek eksi yanı tekrar cümleleri çok fazlaydı. Sanırım düşünce girdabını tanımlamak için böyle bir yol izledi
BeyazlıkJon Fosse · Monokl Yayınları · 2025744 okunma
İlk 15 sayfa toplamda 1 sayfada çok rahat anlatilabilecek düzeyde sadece sayfa doldurmak ve laf kalabalığı yapmak üzerine bilinçli uzatılmış hissi veriyor bu da biraz kitaba sıcak yaklasmamin önünde engel oluyor fakat çok uzun da bir kitap olmadığı için bitirip karar verecegim . Şu an için nereye gidecegini planlamadan yola çıkan ve öylesine girdiği orman yolundan aracı saplandığı için çıkamayan bı adamın ormanda kaybolmasını anlatiyor
BeyazlıkJon Fosse · Monokl Yayınları · 2025744 okunma
Felsefesi hoş bir kitaptı buna diyebileceğim bir şey pek yok. kendinle yüzleşme, ölümle yüzleşme ve bunu farklı aforizmalar üzerinden anlatması hoştu lakin yazarın dili beni çok bunalttı, sürekli tekrar eden aynı cümleler, aynı kelimeler hatta bazı sayfalarda aynı sayfayı mı okuyorum yanlış mı basıldı diye düşündüm. Bu duyguları hissettirmek için daha güzel betimlemeler beklerdim ya da bu kadar yalın olacaksa 20 sayfa eksik olsun temiz olsun ya da belki de sadece bana hitap etmeyen bir anlatım bilmiyorum.
BeyazlıkJon Fosse · Monokl Yayınları · 2025744 okunma
Norveçli yazar Jon Fosse'den okuduğum ikinci,kendisinin dilimizde yayımlanan son kitabı 'Beyazlık' yazarın kalemiyle tanışmamış biri için kesinlikle ilk okunmaması gereken bir kitap.Serbest düşünce akışında,anlamı okuyucuya bıraktığı ve her zamanki gibi tekrarlayan cümlelerden oluşan bir metin.Konunun,yazarın 'Sabahtan Akşama' kitabındaki konu ile çok benzer olduğunu düşünüyorum: Araf'ta kalma meselesi.Bu sebeple illâ ki iki kitabı da okumak isteyen varsa önerim;önce 'Sabahtan Akşama' ardından 'Beyazlık' kitabı okunabilir.
Jon Olav Fosse (29 Eylül 1959 doğumlu) Norveçli bir yazar ve dramatist (Oyun Yazarı), Gazeteci.
Fosse Norveç Haugesund'da doğdu. 1983'te Raudt, svart (Kırmızı, siyah) adlı romanı ile ilk kez yerini aldı. Og aldri skal vi skiljast adlı ilk oyunu 1994 yılında yayınlandı. Jon Fosse romanlar, kısa öyküler, şiir, çocuk kitapları, denemeler ve oyunlar yazdı. Çalışmaları 40'dan fazla dile tercüme edilmiştir.