" ...diktatörler daima bir komplo teorisine başvurup düşmanlarını yabancı istihbarat örgütlerinden devleti yıkmak için para alan bir grup vatan haini ve ajan olarak tanımladıktan sonra medyayı ülkenin (ya da dinin) korunmasında halkın desteğini almak üzere kullanırlar."
" Diktatör korku bariyerini başarıyla yarattığında toplumda örnek bir 'makul vatandaş' ortaya çıkar. Makul vatandaş tüm dünyası kendi küçük ailesi ve işinden ibaret olan, sokaktaki sıradan insandır. Siyasi değişim çabalarının doğurabileceği belirsizliğe karşılık o daima istikrarı tercih eder. Büyük bir haksızlık ve adaletsizliğe maruz kalsa da hayatının normal akışında devam etmesini ister. Makul vatandaş aslında çaresizlik ve korku içindedir: Adaletin imkansızlığı konusunda çaresiz hissederken adaleti gerçekleştirme çabalarının sonuçlarından da korkar... Makul vatandaş otoriteryenizmin gölgesinde yetişir; alıştığı dünya budur ve özgürlük arzusu duymaz..."