" Bir diktatörün etkisi altındaki insanlar akıl hastalarına benzer: özgürlüğe ihtiyaç duymadıkları için özgürlük mücadelesine girişmezler ve bir yandan koruyup öte yandan iradesini teslim ettikleri diktatörün olmadığı bir hayatı düşünemezler."
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir.
(Spoiler içerir!)
Bakmanın bir seçim, görmenin ise deneyim, değer, inançlarımıza göre imgeleştirerek anlamlandırdığımız gerçeğinde sanat tarihinde resim analizlerini içeren bu eser : nü resimlerden, rönesans dönemi yağlı boyalara, baş ve tek seyirci ekseninde metalaştırılan kadına ve kadının kendilik algısına farklı bir yön vermesine, reklamların dayatmalarına, bu dayatmaların psikolojik etkilerine gibi birçok konuda bilgi içeriyor. Günümüze uyarlandığında kadının karşı cinsi dışında hem cinsleri tarafından da metalaştırılmaya devam edilmesi bir kadın olarak insanı gereğinden fazla rahatsız ediyor. Hem cinslerimin yakasından tutup bir silkelemek istiyorum ama farklı imgelere sahip olmamız sanırım anlaşmamızı mümkün kılmayacak.
"Görme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir." S.7
" Bakmak bir seçme edimidir. Bu edimin sonucu olarak gördüğümüz nesne -her zaman elimizle dokunabileceğimiz bir nesne anlamında olmasa da- ulaşabileceğimiz bir alana getirilmiş olur." S.8
"Her imgede bir görme biçimi yatsa da bir imgeyi algılayışımız ya da değerlendirişimiz aynı zamanda görme biçimimize de bağlıdır." S.10
"Şimdi'den korkmak eskiyi bulandırmaya yol açıyor. Geçmiş içinde yaşanacak bir şey değildir." S.11
"Görünenler dünyası seyirciye göre bir zamanlar evrenin Tanrı'ya göre düzenlendiği biçimde düzenlenmiştir." S.16
"...bir kadının varlığıysa, onun kendine karşı olan tutumunu gösterir; o kadına karşı nelerin yapılıp nelerin yapılamayacağını belirler. Kadının varlığı hareketlerinde, sesinde, fikirlerinde, yüz ifadelerinde, giysilerinde, seçtiği çevrelerde, zevklerinide ortaya çıkar. Gerçekten de kadın