"Resmin başında taş kesilmiş gibi duran insanlar; sanattaki farklı akımların, değişik tatların ve bu akımlardan, tatlardan en gözü kara, en cüretkâr sapmaların birleşerek oluşturdukları tanrısal bir yapıtın sessiz şarkısını dinliyorlardı, gözleri dolu dolu."
"Sanatçının dış dünyadan aldığı her şeyi ruhuna gömdüğü, burada bunları iyice özümsedikten, kendi kıldıktan sonra, ruhunun pınarından uyumlu bir ezgi halinde dışarı saldığı anlaşılıyordu."
"Hak ederek değil, hırsızlama elde edilmiş ün, sahibine mutluluk vermez; onu ancak hak edenlerin, ona layık olanların yüreğini heyecanla, sevinçle titretir."
"Kabul etmek gerekir ki pek çok yerde pek çok anlamsızlıkla karşılaşıyoruz... Öte yandan, şöyle derinlemesine düşünecek olursanız, apaçık belli ki bu işin içinde bir iş var ve de bütün bunların bir anlamı... Kim ne derse desin, dünyada bu türden şeyler oluyor, çok seyrek de olsa oluyor."
"Kendi halinde, namuslu insanların burunlarının durduk yerde koparılmayacağını; ortalığın, uğursuz yerlerde dolaşıp duran ne idüğü belirsiz binbaşılarla dolu olduğunu söylerdi."