zira nasıl ki korku insanın sesini fiziksel olarak duraksatabiliyorsa, büyük korku ve titreme de tabii ki konuşmanın kesilip sessizliğe gömülmesine yol açabilir.
Hiç kimse iki efendiye birden kulluk edemez; zira ya birine nefret ve diğerine sevgi duymak zorundadır, yahut da bi- rine bağlanmak ve öbürünü hakir görmek zorundadır. Siz hem Tanrıya, hem de paraya pula kulluk edemezsiniz. Bu nedenle size şunu söylüyorum: "Ne yiyip ne içeceğiz?" diye canınız için, ya da "Ne giyeceğiz?" diye bedeniniz için kaygılanmayın. Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemli değil midir? Gökteki kuşları seyredin! Onlar ekmez, biçmez, ve ambarlara istiflemez. Göksel Babanız yine de onları doyurur. Siz onlardan çok daha değerli değil misiniz? Hangi biriniz kaygılanmakla ömrünü bir an uzatabilir?
Gizli gizli dövüyor, mendebur! demişti. Deden dövmesini istemediği için geceleri dövüyor. Zalim, kötü yürekli adam! Oysa yengen yumuşacık bir kadındır. Sonra canlanarak: ⁃ Ama artık eskiden dövdükleri gibi dövmüyorlar kadınları, -dedi.-
Olsa olsa ağzına, kulağına bir iki yumruk atıp, zaman zaman da saçlarını çekiyorlar; ama eskiden saatlerce sürerdi bu eziyet. Hiç unutmam, deden bir gün beni Paskalya'nın ilk günü sabah ayininden akşama dek dövmüştü. Yoruldukça dinleniyor, sonra yeniden başlıyordu. Dizginle, eline ne geçerse."