Gündüz çekilen acıları ertelemek kolay gibidir. Akıp giden hayata ve insanlara sadece bakarak bile biraz olsun oyalanmak mümkündür gündüz. Akşam kendi telaşıyla geldiği için başka şeylerle uğraşmaktan kendine pek zaman bulamayabilirsin. Gecenin hüznü de kendisiyle müsemma, biraz romantik ve hafif megaloman bir hüzündür. Peki ya sabaha karşı. Beş gibi.
Köpeklerin bile çoktan uyuduğu bir parkta; sabaha karşı beş gibi iki gündür açsan ve yedinci birayı da bitirmişsen, temel bir aydınlanma anı yaşıyorsun.