Fatoş savaş

Herkes onu telefon ekranlarından tanıyordu. Kusursuz paylaşımları, parıltılı hayatı ve her gün daha da büyüyen bir takipçi kitlesi... Ama Su Kalender'in dünyası, yansıttığı o filtreli görüntülerin aksine çok daha karanlıktı. Takipçilerinin sandığı renklerde bir hayatı yoktu onun. İçinde hep var olan hezeyanların rahatsız edici çığlıklarıyla yaşıyordu o imrenilen hayatını. Her şeyin en doğrusu ve en adaletlisi, onun kendi kadim yasaları üzerine inşa edilmeliydi. Siz seversiniz sevmezsiniz; kendine göre doğruları olan bir kadın Su Kalender. Sosyopatlığını ve tehlike arz eden predatör kimliğini asla fark ettirmeyen bir sosyal medya fenomeni kendisi. Bu kitapta, onun içindeki beton blokların nasıl bir tsunamiyi tetiklediğini göreceğiniz gibi, farkında olunmayan bazı gerçeklerin nasıl da can yakıcı olabileceğine şahit olacaksınız. Ama en çok da olan klavye delikanlılarına olacak. Yorganımızın üstünde pike yaparak bizi rahatsız eden karasineklerin kökünü kurutmak sizce ne derece mümkün? Bir sosyal medya fenomeninin sıra dışı hikâyesi... Yoksa bir sosyopatın kendiyle sıra dışı tanışma hikâyesi mi demeliyiz?
Reklam
Sena'nın başına her kadının, "Aman Allah korusun!" dediği şey gelmişti. Korkusunu ömür boyu yüreğinde taşıdığı, ha-berlerde duyunca kahrettiği, aklına geldikçe herkesin gözle-rinin dolduğu şey gelmişti. Birbirini hiç tanımayan insanların, birbiri için sırf dayanabilsin diye dua ettiği, her toplumda la-netle anılan şey gelmişti, ne ceza verilirse verilsin adaletin hiçbir zaman yerini bulamayacağı şey gelmişti. Yaşı kaç olursa olsun her kadın için her zaman ihtimal barındıran, anıldığı yerde tövbeler çektiren, dili, dini fark etmeksizin her kadının ortak derdi, ortak korkusu gelmişti Sena'nın başına
Bugüne kadar kimsenin size doğru şekilde anlatmadığı ya da anlatmaya cesaret edemediği hatta tabu olarak kabul gören cinsel sağlık bilgilerini, bilimsel, sistematik ve anlaşılır bir biçimde aktarmaya çalıştık. Cinsel sağlık konusunda iki seçeneğiniz var: Ya doğru kaynaklardan okuyarak, araştırarak, dinleyerek ve öğrenerek sağlıklı bir bilinç kazanacaksınız ya da pornografi ile yetinerek, travmatik mastürbasyonla kendinize zarar vereceksiniz. Evliyseniz, sağılıksız bir cinsel bilgiyle huzursuz ve mutsuz bir evliliğe mahküm olabilirsiniz. Bekârsanız, enerjisi tükenmiş ve yaşam motivasyonu azalmış bir gençlik dönemi geçirebilirsiniz. Karar sizin.
Kameracı dalgın zihninin ve kederli varoluşunun sebeplerini anlamak için ev ev dolaşıp kadınların ve kadınlığın hikâyelerini toplarken hiçbir sebebin biricik olmadığını ve her varoluşun aynı kederin bir başka yüzü olduğunu da keşfedecek ve sevincin evine varmadan endişenin evinde kuduracaktır... Etrafını sarıveren gölgeler ona doğru yolu gösterse de aklın yolu bir lakin yola gelmek zor olduğundan paranoyanın kucağında salınacaktır... Kadınların vahdeti bir düş müdür?
Yaralı doğuyoruz dünyaya... Anne karnından ayrılmak zorunda kalarak, hayata ağlayarak başlıyoruz. Sonra hep o aynı güvenli, emin, sıcak yeri arıyoruz... Bir ev istiyoruz sığınabileceğimiz, bir aile istiyoruz hiç terk etmeyen, boş vermeyen, yok olmayan; bir sevgili istiyoruz bir ömürlük tamamlayan...
Reklam