...
ben birbirine düğümleyeceğim güneşle gözleri,
aşkla yürekleri
suyla gölgeleri,
rüzgârla dalları
ve ulaştıracağım, çocuk rüyasını ağustos böceklerine.
uçurtmalar uçuracağım
saksılar sulayacağım.
geleceğim atların, ineklerin yanına
okşayış otları dökeceğim önlerine
susuz kısrağa kova dolusu şebnem getireceğim
yol üstünde ihtiyar bir eşeğin sineklerini kovacağım
geleceğim ve her duvar başına bir karanfil dikeceğim
her pencere altında bir şiir okuyacağım
her kargaya bir cam vereceğim
yılana, "kurbağa nasıl da görkemlidir," diyeceğim!
barıştıracağım
tanıştıracağım
yürüyeceğim
ışıkla besleneceğim
seveceğim.
koparırsam bir otu ben ölürüm
yukarı tırmanırım,zirveye dek
ben kanatla ve telekle doluyum.
karanlıkta yol görürüm, ben fenerle doluyum
ben ışıkla ve kumla doluyum
ve sırıkla ve ağaçla doluyum
ben yolla,köprü, nehir,dalgayla doluyum
suda bir yaprağın gölgesiyle doluyum:
ne ki yalnızdır içim!