Fatma

Nalan'a sımsıkı sarılıp mutlu olmak senin hakkın demek isterdim...
7/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 14:19
Bu incelemeyi nasıl yazacağımı çok düşündüm ve sürekli yazıp sildim. Sanırım akışına bırakıp tüm samimiyetimle yazmam en iyisi olacak.Kitabın ana kahramanları Nalan ve Hayri. Nalan daha doğduğu ilk günden beri istenilmeyen , sevilmeyen biriydi. Hayatı boyunca sevgiye aç bir şekilde büyüdü. Annesi , babası sandığı kişilerden ilgi, sevgi görebilmek için her şeyi yaptı. Ama bir kez bile başı okşanmadı. Akşamları odasındaki camın arkasından izledi hayatı. Yoldan geçen insanlar arkadaşı oldu. Sedat'la evlendi yine sevilmedi . Gerçek anne babasının başına gelenler bir yandan , kaybettiği çocuğunun acısı bir yandan , kendisine bu süreçte hiç yardımcı olmayan eşi derken çok mutusuz oldu Nalan. Tam da bu zamanlar Hayri çıktı karşısına. Hayri Nalan'a körkütük aşık oldu. Çok uğraştı Hayri onu elde etmek için. Nalan için evliyken başka birine bakmak neredeyse imkansızdı. Ailesi onu böyle yetiştirmemişti. Hayri bir kadını sevmesini çok iyi biliyordu. Nalan ne kadar dirense de hayatı boyunca sevgi, ilgi görmediği için gönlü Hayri'ye kaydı. Tabi Hayri'nin evli olduğunu da biliyordu ama hayatında ilk defa mutlu olmak için bir adım attı . Tüm malı mülkü reddedip tamamen Hayri ne derse onu yaptı. Hayri'den en başından beri hiç hoşlanmadım. Çocukken yaşadığı aşağılık duygusundan Nalan sayesinde kurtuldu. Tamamen ataerkil bir toplum yapısını yansıtan kadını aşağılayan bir birey. Nalan'a dışarı çıkmayı, yeni kıyafet almayı, arkadaşlarıyla görüşmeyi vs. yasakladı. Çünkü onun gibi güzel bir kadına güvenilmezdi. Ne demişler kişi kendinden biliyor işi. Nalan hepsini kabul etti. Çünkü onun tek istediği şey sevgiydi. Hayri tamamen kendine bağımlı hale getirdi Nalan'ı . Sanırım neden sevmediğim belli Hayri'yi. Günün birinde Nalan'dan da sıkılıyor . Çünkü aşkın bir ömrü var maalesef. Ve bu son
Camdaki KızGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap Yayınları · 202128,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2020 17:11
Her zamanki gibi çok sevdiğim bir Agatha Christie kitabı. Okurken çok zevk aldım. Bu seferki başrolümüz Jane Marple idi. Dışardan bakıldığında tatlı , yaşlı bir kadın ama o zeka , o ilerigörüşlülük gerçekten gençlere taş çıkarır. Kötülüğün kokusunu alıyor, sezgileri çok kuvvetli. Hatta lakabı da "Nemessis " yani intikam tanrısı. Her şey Jason Rafiel 'in ölmeden önce bıraktığı bir mektupla başlıyor. Rafiel Jane Marple'dan bir olay çözmesini isityor ama bunun ne olduğu hakkında hiçbir bilgi vermiyor . Açıkcası bu beni de ilk başlarda çok şaşırttı. Jane Marple ne aradığını bilmeden Rafiel'in ayarladığı bir tura katılıyor. Ama Rafiel o kadar iyi planlar yapmıştı ki yaşlı dedektifimiz onun bıraktığı ipuçları sayesinde parçaları birleştirdi. Tabi bazen çok şey bilmek bazılarının istemediği bir şeydir. Eğer o bilgiler bazılarının ipini çekiyorsa kendi can güvenliğiniz anında kaybolabilir. Rafiel bunu da düşünmüş ki Jane Marple'ı koruyacak iki tane koruyucu meleği de (polis memurunu) aynı tura gönderiyor. Kitapta çok sevdiğim bir cümle vardı: "Fazla sevgi öldürür. " İlk başta saçma gelmişti . Kitapta ölen kızın sevgilisi yüzünden öldüğünü sanmıştım . Oysaki öyle değilmiş . İki genç eğer aşklarına engel olunmasaymış çok mutlu olacaklarmış. Herkese bunun bir aşk cinayeti olduğu söylenmiş. Aslında çok mantıklı oğlan ipsiz , sapsız , serserinin biri başka kim öldürebilir ki gibi önyargı oluşuyor. Bende de öyle oldu. Çünkü asıl katilimiz böyle yaparak asla kendisinden şüphelenilmemesini sağladı. Jane Marple hem kasabada ardı ardına işlenen cinayetleri çözdü hem de Rafiel'e verdiği sözü tutmuş oldu. Suçsuz bir genci ömür boyu hapis yatmaktan kurtardı. Çok keyif aldım okurken, umarım siz de alırsınız.
Ölüm MeleğiAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20201,586 okunma
10/10
·99 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
Öncelikle şu an incelemeyi yazarken bile çok fazla bir duygu yoğunluğu yaşıyorum. Kitabın sonunda gözyaşlarıma hakim olamadım. Çünkü hayatta başımıza gelebilecek en iyi şeylerden biri çok iyi bir öğretmene sahip olmamızdır. Bazı öğretmenlerimiz vardır öyle şeyler yaparlar ki hayatımıza dokunurlar . Ne mutlu öyle öğretmenlerimiz olduğu için. Duyşen de öyle bir öğretmendi. Belki bilgi olarak çok iyi değildi ama küçücük okulu bile olmayan bir köyden ülkesi için faydalı evlatların çıkabileceğine yürekten inandı. Köylüler onu aşağılasa bile o ve öğrencileri çok büyük çaba sarf ettiler. Tek başına bir ahırı okul yaptı , öğrenciler yağmur , kar demeden o okula her gün geldiler. Bu verilen emek gerçekten takdire şayan. Öğrencilerinden en büyüğü Altınay'dı. Çok akıllı ,çok çalışkan bir kızdı ve öğretmenini çok seviyordu. Yetim bir kızdı teyzesinin yanında kalıyordu. Ama teyzesi Altınay'dan nefret ediyordu. Maalesef kızı dağ ayısının birine sattı. Dünyası başına yıkıldı Altına'ın ama Duyşen bir şekilde onu o hayattan kurtardı. Onun okuması için elinden geleni yaptı. Altınay ülkede ismi yankılanan, dereceleriyle göz dolduran bir kadın oldu ve bunların arkasındaki en önemli insan Öğretmen Duyşen'di. Belki çoğu köylü Duyşen'i çok güzel hatırlamıyordu ama çok saygıdeğer , koca yürekli bir öğretmendi. O köydeki öğrencilerin hayatlarına çok güzel dokunuşlar yaptı.
1000k
Cemile - Öğretmen DuyşenCengiz Aytmatov · Adam Yayınları · 1996219 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2020 20:07
spoiler içerir! Kitap 2. Dünya Savaşı yıllarındaki bir yasak aşkı konu alıyor. Tabi o zamanlar her erkek askere alınıyordu. Cemile'nin kocası da askere alındı. Aslında Cemile güleryüzlü, neşeli, ama yeri geldiği zaman da hiç çekinmeden aklındakileri söyleyen, hiçbir şeyden korkmayan cesur bir kadın. bu özellikleri sayesinde zaten çevredeki insanların da dikkatini çekiyordu. Erkekler askerde olduğu için birçok ağır iş kadınların sırtına binmişti. onlara erzak gönderiyorlardı. Evli bir kadındı Cemile ama kocasını sevmiyordu aynı şekilde kocası da onu sevmiyordu. Kocasının askerden yolladığı onca mektupta sonuna sadece kısa bir "Cemile'ye selam söyleyin." yazardı. Köyde bir de sürekli yalnız yaşayan savaştan sakat olarak gelmiş Daniyar vardı. Kimseyle konuşmadığı için hakkında pek bir şey bilinmezdi. Bir gün Cemile, Daniyar ve Cemile'nin kocasının kardeşi Seyit cepheye erzak göndermek için görevlendirmeyle bir arada çalışmaya başladılar. Her şey Daniyar'ın bir gece okuduğu o içli türkülerden sonra başladı. Cemile ve Daniyar'ın eskiden beri içinde taşıdıkları aşk gün yüzüne çıkmaya başladı. Olağanüstü bir duygu yoğunluğu vardı içlerinde.Daha fazla gizleyemediler birbirlerinden. Bütün bu olanlara Seyit şahit oluyordu ama bu aşka kimsenin karşı gelemeyeceğini biliyordu. Yengesinin ve Daniyar'ın mutluluğunu istiyordu sadece. Bu iki aşık köyden uzaklaşarak aşklarını rahat rahat yaşayacakları yere doğru yol aldılar. Bu kitap beni çok etkiledi. Hissettikleri aşk çok özel ve güzeldi. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
CemileCengiz Aytmatov · Elips Kitap · 200544,6bin okunma
9/10
·153 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2020 00:00
Yine sırlarla dolu Sherlock Holmes kitabı :) Analitik zekasına hayranım. Gerçeğe çok yakın kuramları sayesinde iz sürüyor ve en çözülemez denen olayları çözüyor Sherlock Holmes . Dört adamın iyi bir planla çaldıkları miras maalesef kimseye yar olmuyor. Bu dört adam birbirine çok sıkı bir şekilde bağlı ne olursa olsun birbirlerinin çıkarlarını koruyorlar ve bu mirasın başkasının eline geçmesini istemiyorlar.Bu miras öyle lanetli ki pek çok kişinin de ölümüne yol açıyor. Watson ve Sherlock Holmes çok uzun mesai harcamak zorunda kalıyorlar çünkü mirası alıp kaçan adamlar çok zeki. İstenmeden işlenen bir cinayet işleri daha da karmaşık yapıyor ve kurdukları plan suya düşüyor. Sonu çok ilginç ve güzel bitiyor. Spoiler vermek istemiyorum ama okurken çok zevk alacaksınız. Tavsiye ediyorum.
Dörtlerin YeminiArthur Conan Doyle · İş Bankası Kültür Yayınları · 201114,7bin okunma