Öncelikle şu an incelemeyi yazarken bile çok fazla bir duygu yoğunluğu yaşıyorum. Kitabın sonunda gözyaşlarıma hakim olamadım. Çünkü hayatta başımıza gelebilecek en iyi şeylerden biri çok iyi bir öğretmene sahip olmamızdır. Bazı öğretmenlerimiz vardır öyle şeyler yaparlar ki hayatımıza dokunurlar . Ne mutlu öyle öğretmenlerimiz olduğu için. Duyşen de öyle bir öğretmendi. Belki bilgi olarak çok iyi değildi ama küçücük okulu bile olmayan bir köyden ülkesi için faydalı evlatların çıkabileceğine yürekten inandı. Köylüler onu aşağılasa bile o ve öğrencileri çok büyük çaba sarf ettiler. Tek başına bir ahırı okul yaptı , öğrenciler yağmur , kar demeden o okula her gün geldiler. Bu verilen emek gerçekten takdire şayan. Öğrencilerinden en büyüğü Altınay'dı. Çok akıllı ,çok çalışkan bir kızdı ve öğretmenini çok seviyordu. Yetim bir kızdı teyzesinin yanında kalıyordu. Ama teyzesi Altınay'dan nefret ediyordu. Maalesef kızı dağ ayısının birine sattı. Dünyası başına yıkıldı Altına'ın ama Duyşen bir şekilde onu o hayattan kurtardı. Onun okuması için elinden geleni yaptı. Altınay ülkede ismi yankılanan, dereceleriyle göz dolduran bir kadın oldu ve bunların arkasındaki en önemli insan Öğretmen Duyşen'di. Belki çoğu köylü Duyşen'i çok güzel hatırlamıyordu ama çok saygıdeğer , koca yürekli bir öğretmendi. O köydeki öğrencilerin hayatlarına çok güzel dokunuşlar yaptı.