"Ağladığına göre suçlu!" ne demek ya? "Ağladığına göre çaresiz demek ki ağladığına göre bir derdi var demek ki!" demek varken "Ağladığına göre suçlu!" nedir...?
Bakıp bakıp ağlarım içime, zordur kendine ayna zaten. Saklanacak hiçbir yer kalmadığında, yakalanıveririm ruhuma. “Neredeydin? Niye kaçıyorsun?” diye sorar. Bilirim cevabı da söyleyemem, ondandır bu kendimle göz göze gelememe halim. Bakınca kendine, en çok kendini kırarsın, en çok kendine kırılgansın.
Aşkı, şiiri ve kavgayı bilmeyen insandan hayır gelmez. Çünkü dünyada âşık olunacak çok değer, uğruna şiir yazılacak çok güzellik ve kavga edilecek çok puşt var. Kavga deyince de aklınıza silahlı kavga gelmesin. Düşüncelerin çarpışması diyelim. Düşüncelerin çarpışması çok önemlidir. Çünkü hayatı çelişmeler yaratır; uyumlu şeyler değil. Çelişmesiz gelişme olmaz.
Hangi iktidar olursa olsun sanat, suya sabuna dokunabilmelidir. Suya sabuna dokunmayan şey kirlidir. Hayatı, futbol maçı izler gibi izlememek lâzım. Yılmaz Güney’in “Hayatta çok iyi bir seyirci olacağına kötü bir oyuncu ol” diye bir sözü var. Amacınız olsun. Karakter bütünlüğü yaşayın. Küçük çıkarların peşinden koşup, büyük geleceğinizi harcamayın. Aşkı, şiiri ve kavgayı bilmeyen insandan hayır gelmez.
“Seni sevmek zordur, çelişkidir
Ölümle yaşamın kardeşçe birliğidir
Ölünün mezarını görüp, ölümden vazgeçmesi gibidir
Buna rağmen seni seviyorum
Ama anlarsan seviyorum
Anlamazsan geberiyorum”