Çoğu zaman kütüphanemin kim olduğuma açıklık getirdiği,bana yıllar içerisinde kendini daimi olarak dönüştüren değişken bir benlik verdiği duygusunu yaşamışımdır.
Bir kadın bize çiçekleri sevdiğini söylese, ama onları sulamasa, çiçekleri ‘sevdiğine’ inanmayız. Sevgi, sevdiğimiz şeyin yaşaması, gelişmesi için duyduğumuz etkin ilgidir.
Bir insana salt kendi kendime yetemediğim için bağlıysam o kişi ancak bir can simidi olabilir.Aradaki bağın sevgiyle hiçbir ilgisi yoktur.Mantığa aykırı görünse de yalnız kalabilme becerisi, sevme becerisinin koşuludur.