B.

B.
@Fbusratin
Öğretmen
İstanbul Üniversitesi
İstanbul
5 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Oğlanlar erkeksi görünme baskısı duymakla kalmazlar. Erkeksi görünürken kadınsı olmadıklarını —hatta belki kadınsılık karşıtı olduklarını— da hissetmek zorundadırlar. Dolayısıyla da bilerek ve isteyerek hem kendilerinde hem de başkalarında kadınsı diye tanımlanabilecek özelliklere saldırırlar. Hassasiyet, empati, şefkat ve her türlü duygusal kırılganlık bu özellikler arasındadır. Bu baskılar illa bir sokak dövüşçüsü yaratacak değildir, ama tüm oğlanların kabul ettiği ve üzerinden kendini yargıladığı bir standardı mutlaka dayatır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Acı verici ölçüde bir dikkat çekme arayışının pençesinde kıvrandığımız, obsesif kompülsif derecede kendimizi keşfetme ve ifşa etme arzusunda olduğumuz bu çağda, bizler dünyanın dikkatini çekebileceğimize dair yeni bir vaat duymak ve sürekli daha güçlü bir illüzyona kapılmak isteriz.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Tüm insanlığa özgürlük, eşitlik, adalet, mantık, mutluluk arayışı imkânı, insan hakları, bireysellik ve birliktelik yetkisi, sosyal hareketlilik, sınırların olmadığı bir yaşam sözü verip sonrasında birdenbire ortadan kaybolmak, insanları özgürlük sanılan sayısız kimlik oyunuyla baş başa bırakmak, bir yandan da insanlara dönüp, kurumlara, yoldaşlığa ve topluma katılıma pek fazla bel bağlamadan dünyanın problemlerini çözmenin kendi ellerinde olduğunu söylemek; işte akışkan kötülüğün denenip test edilmiş stratejisi budur.
Sayfa 20·Kitabı okudu
Serres, atalarımızdan miras kalan ve günümüz insan birlikteliklerinin morfolojisine bağlanan topluluk fikrinin şüpheli yeterliliğini gözönünde bulundurarak, “birliktelik (kolektivite)” imgesini “bağlantısallık” kavramıyla değiştirmeyi önerir. Birlikteliklerin aksine “bağlantısallık” tipinde bir insan oluşumu, gevşek ve fazlasıyla kırılgan bağlarla olduğu kadar, belirsiz bir şekilde işaretlenmiş ve aşırı derecede gözenekli sınırlarla karakterize edilir. Bugünlerde “topluluk” teriminin ortak dilde “ağ” terimiyle yer değiştirmesi tesadüf değildir.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Şeytan, yok hükmünde olma varoluşsuz bir hale gelme yazgısındaki insanların hafızasını ellerinden alabilir. Hafızasını kaybeden insanlar kendilerini ve etrafındaki dünyayı eleştirel gözle sorgulama kapasitelerini yitirirler. Bireysellik ve birliktelik gücünü kaybeden insanlar, temel ahlaki ve siyasi duyarlılıklardan da yoksun kalırlar. Nihayetinde de diğer insanlara karşı duyarlılıklarını kaybederler. Modernitenin en yıkıcı biçimleri altında güvenle gizlenen Şeytan, insanlığı yer, yuva, hafıza ve aidiyet duygusundan yoksun bırakır.
Sayfa 45·Kitabı okudu