Hayatta kalıplar var… RİTİMLER. Bir hayatta kendimizi köşeye kısıtlamış hissettiğimizde, hüzününün, trajedinin, başarısızlığın ya da korkunun, tek bir varoluşun ürünü olduğunu düşünmek çok kolay. Yalnızca yaşamanın değil, ve belli bir şekilde yaşamanın sonucu olduğunu düşünmek. Demek istediğim, acıya karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını anlasak her şey çok daha kolay olurdu.Mutluluğun doğasında acının da olduğunu. Biri olmadan öbürünün de olamayacağını. Tabii ki farklı düzeylerde ve miktarlarda. Ama hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde olamayız. Öyle bir hayat olabileceğini düşünmek ancak yaşadığımız hayattaki mutsuzluğumuzu büyütmeye yarar.
Bazı yolların daha kolay olacağını düşünmek işimize geliyor bence, ama belki de kolay yol yoktur. Yalnızca yollar vardır. Bir hayatta, evli olabilirim. Başka bir hayatta, tezgahtarlık yapıyor olabilirim. Birlikte kahve içmeyi teklif eden tatlı bir adama peki demiş olabilirim. Başka bir hayatta, kuzey kutbunda araştırmalar yapan bir buzul bilimci olabilirim. Bambaşka bir hayatta olimpiyat yüzme şampiyonu olabilirim. Kim bilir?Her gün, her an yeni bir evrene giriyoruz. Boş yere hayatımızı farklı olmasını diliyor, kendimizi başkalarıyla ve kendimizin farklı versiyonları ile karşılaştırıp duruyoruz ama gerçekte çoğu hayat bir yere kadar iyi ve bir yere kadar kötü.
Gözünü vezirin, atın, filin üstünde tutarsın çünkü onlar içten pazarlıklıdır. Ama çoğu zaman kaleyi yenilirsin dürüstlük her zaman bizim zannettiğimiz gibi bir şey değildir çünkü kale dürüst bir taştır.