Zaten her şey geçip gider. Geriye sadece kozmik güç ve madde kalır, onlar da ebediyen devam edecek , sonu gelmez bir akış içinde birbiriyle itişip çekişecek o ölümsüz tipleri ortaya çıkarır : rahibi, askeri ve kralı. Çağlar’ın bilgeliği, şu bebelerin ağzına nasıl da dile geliyor… kimisi savaşacak, kimisi yönetecek, kimisi dua edecek; uygar devletin hayranlık veren eşi benzeri görülmemiş harikaların , sonu gelmemecesine, tekrar tekrar kanlı iskeletleri üzerine yükseldiği tüm diğer insanlarsa büyük ıstıraplar içinde sürekli çalışacak. Mağaradaki kitapları yok etsem de aynı şey; kitaplar olsun veya olmasın işlerindeki eski gerçekler tekrar keşfedilecek, eski Yalanlar tekrar devreye girecek, orada yazılan yaşanılanlar tekrar yaşanıp sonraki kuşaklara aktarılacak ne faydası var ?
Herkes ölüyor nasıl olsa, iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da, hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayan da… Herkes göçüp gidiyordu. Her şey göçüp gidiyordu