Gladstone, "İngiliz anayasası, ilerleyen tarihin şimdiye kadar doğurduğu en ince bir organizma olduğu gibi Amerikan anayasası da belirli bir zaman içinde insan beyni ve takip fikrinin ortaya çıkardığı en güzel eserdir" demiştir.
1785'te Jefferson, büyük oğlun miras hakkı kuralını da kaldırtmayı başardı. Birisi, en büyük oğlun hiç olmazsa çift hisse sahibi olmasını teklif etti. Buna karşı Jefferson, "hayır, ta ki o yiyeceği yemeği de iki katı yesin ve iki katı çalışsın" dedi.
Jefferson şöyle yazıyordu: "Biz şu gerçeklerin açık olduğu görüşündeyiz: Bütün insanlar eşit yaratılmışlardır, onları yaratan Tanrı kendilerine vazgeçilemez bazı haklar vermiştir, bu haklar arasında yaşama, özgürlük ve refahını arama halkları yer alır, bu hakları korumak için insanlar arasında meşru, iktidar hak ve yetkilerini yönetilenin rızasından alan hükümetler kurulmuştur. Herhangi bir hükümet şekli, bu amaçları tahrip eder bir nitelik kazanırsa, onu değiştirmek veya kaldırmak ve temelleri kendi güvenlik ve refahlarını sağlamaya en uygun görünecekilkeler üzerine dayanan, güç ve yetkiyi aynı amaç
İnsan Amerika'da bir tür yeniden canlanışın etkisini hissetmeye başlar. O zamana kadar yaşamadığını, ancak uyuşuk bir hayat sürdüğünü fark eder. Fakat Amerika'dayken kendini bir insan olarak duyar, zira kendisine öyle davranılmaktadır. Kendi ülkesinin yasaları, onu, köşeciğinde unutmuştur. Bu ülkenin yasalarıysa onu içine alır. Böyle bir insanın zihninde ve düşüncelerinde nasıl bir değişikliğin meydana geleceği hakkında kararı siz verin. O, önceki aidiyetini ve tabilik halini unutmaya başlar, kendiliğinden sevinir ve bu ilk neşe ve sevinci ona birtakım düşünceler ilham eder ki, işte bir Amerikalıyı belli eden de bu düşüncelerdir."