Adı:
ABD Tarihi
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
453
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758717118
Kitabın türü:
Çeviri:
Halil İnalcık
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu-Batı Yayınları
ABD tarihi son iki yüzyılda dünya tarihine damgasını vurmuştur. Kıtanın gerçek sahibi Kızılderililer’in yerinden edilişinden itibaren dünya hakimiyetine uzanan bir imparatorluğun ilginç hikayesi...Yankeeler... Kızılderililer... Zenciler... Köleler... İsçiler... Yalnızca güç ve basarı pesinde koşan fırsat avcıları...Basta Britanya'dan olmak üzere dünyanın her tarafından gelip bu bakir topraklara yerle5en göçmenler...Bir yandan demokrasinin, liberal değerlerin görkemli yükseli5i, diğer yandan dev sermayelerin gölgesi altında kapitalizmin vahşi ve acımasız yüzü...
Dünyadaki uygarlıkların binlerce yıldan bu yana ürettiği bilgiyi ve teknolojiyi sanki başka bir gezegene ayak basan dünyalılar gibi büyük bir açgözlülük, ihtiras ve şiddetle bu topraklarda uygulamaya koyuldular. Ve "Amerikan gülü, bütün görkemi ve güzel kokusuyla ancak etrafında büyüyen ilk tomurcukların feda edilmesiyle yetiştirilebilir"di.

Bu göçmenler, çoğunlukla kendi ülkelerinden dışlanmıs, hor görülmüş, sürülmüş ya da ezilmiş kişilerdi. Yepyeni bir hayat macerasına atılmak için burada zorlu bir mücadeleye giriştiler. Dünyadaki uygarlığı miras aldılar fakat bunu bir kültüre dönüştüremediler. Bu durum belki de bu ülkenin kurulusunda ve sonrasında oluşan koşulların doğal bir sonucuydu.

İste bir roman tadında okuyacağınız bu kitabın, arşiv çalışmalarının önemini her fırsatta vurgulayan değerli tarihçimiz Halil İnalcık tarafından çevrilmiş olması da kültür-uygarlık problematiği bakımından ayrıca anlamlıdır.
Kitap, 1607 yılının Kasım ayında, bugünkü ABD topraklarındaki bir limana yanaşan ve içinde sadece erkeklerin bulunduğu üç gemiden inen insanların bu topraklara ayak basmasıyla başlıyor. Ve bugün tüm dünyayı etkisine almış bir süper güç olan ABD'nin 1607 yılından başlayıp, 1950 'li yıllara kadar olan yaklaşık 350 yıllık tarihini anlatıyor.

Öncelikle şunu söylemeliyim. Kitap, sanki tarih kitabı değil de, bir hikaye veya bir masal kitabı gibi müthiş bir akıcılıkla yazılmış. Olayları derinlemesine ve çok kapsamlı bir şekilde anlatmasına rağmen kesinlikle sıkılmadan ve müthiş bir merak içerisinde okunuyor.

Bu geçen 350 yılda, bu topraklarda yaşanan olumlu ve olumsuz tüm olaylar sırasıyla aktarılıyor. Toprakların fethi, katliamlar, kölelik, demokrasinin tüm aşamaları, savaşlar, siyasi , sosyal , dini değişimler, sanayii ,endüstri, tarım ve ekonomi alanlarındaki tüm gelişmeler, teknolojik icadlar ve bunların günlük hayattaki kullanıma geçirilme aşamaları...kısaca söylemek gerekirse, sadece ABD'nin değil neredeyse tüm insanlığın bu süredeki her yönden ilerleme ve gelişmesi de anlatılıyor.

Peki bütün bunlar nasıl başlıyor derseniz, maalesef ki bütün bunlar, katliamlarla başlıyor. Üç türlü katliamla. İnsanların ( yerliler dediğimiz Kızılderililer), hayvanların (kürk ticareti için) ve ormanların (kereste ticareti için) katledilmeleri her şeyin başlangıcı oluyor bence.

Koloni dönemi, bağımsızlığın sağlanması ve arkasından birliğin oluşturulması, demokrasi, siyasi ve sosyal kişi halk ve özgürlükleri, ekonominin temel yapısının kurulması, insanların refah düzeyini artıran sanayii , zirai ve endüstriyel gelişmeler ve bu konulardaki sayısız yeni icadlar, İç savaş dönemi, nihayetinde dünyaya son şeklini veren iki büyük savaş ve dünyadaki en büyük güç olmanın hikayesi. Ve daha ne ayrıntılar. Çoğunu aylar boyu araştırmaya kalksak bile bulamayacağımız müthiş bilgiler.

Genelde incelemelerimin mümkün olduğu kadar spoiler içermemesine dikkat ederim. Ama burada herkesin affına sığınarak üzerinde çok düşündüğüm iki bilgiden bahsedeceğim. Bunlar kitaptaki bilgilerin belkide sadece on binde biri bile değildir ama ben burada paylaşmak istiyorum.

Bunlardan birincisi, başkanlık seçimlerinde bir kişinin iki dönemden fazla seçilmeme meselesi. Çok ilginçtir ki biz bunun yasak veya yasaya aykırı olmasından dolayı olduğunu biliyorduk. Oysa bu durumun, ikinci dünya savaşı yıllarında başkanlık yapan Franklin D. Roosvelt'e kadar geçen yaklaşık 150 yılı aşkın bir sürede sadece ilk başkan George Washington'dan kalma bir geleneğin eseri olduğunu kitaptan öğrendim. Düşünebiliyor musunuz bu süre zarfında hiç bir başkan, yasal hakkı olduğu halde , gerek kendi isteğiyle gerekse de partisinin isteğiyle bu geleneğe bağlı kalarak üçüncü defa başkan olmak istemiyor. Bu durum, ülkemizdeki, ölene kadar siyasi parti başkanı olarak kalmak veya ölene kadar iktidarda kalma hırsı içindeki siyasileri düşününce insana çok ilginç geliyor değil mi?

İkinci bahsedeceğim bilgi ise, ABD nin bağımsızlık mücadelesine başlamasına esas olan çaya konulan vergi konusu. Eğer İngiltere kralı 1770'lerde çaya o vergiyi koymasaydı veya koyduğu vergiden vazgeçseydi, bugün dünya üzerinde ABD isminde bir devlet olur muydu ? veya o durumda, bugünkü dünya düzeni nasıl olurdu acaba ? sorusudur. İnanın bana kitabı okurken bu konu sık sık aklıma geldi. Buradan şunu anladım ki tarih bazen çok basit olaylarla değişiyor.

Kitap hakkında çok daha fazla yazmanın gereği olduğunu sanmıyorum. Yazdıklarım kitap hakkında yeteri kadar bilgi veriyor sanırım.
Ben, özellikle tarihe meraklı olanların, ayrıca da bugünkü dünya düzenine nasıl gelindiğini merak edenlerin mutlaka ama mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ve herkesin de bu kitabı okumasını tavsiye ediyorum.
Öncelikle başarılı bir çeviri yapan rahmetli Halil İnalcığı saygı ve sevgiyle anıyorum..

ABD tarihi son iki yüzyılda dünya tarihine damgasını vurmuştur. Kıtanın gerçek sahibi Kızılderililer'in yerinden edilişinden itibaren dünya hâkimiyetine uzanan bir imparatorluğun ilginç hikâyesi... Yankeler... Kızılderililer...Zenciler...Köleler...işçi avcıları.. Başta Britanya'dan olmak üzere dünyanın her tarafından gelip bu bakir topraklara yerleşen göçmenler. Bir yandan demokrasinin, liberal değerlerin ve özgürlüğün görkemli yükselişi, diğer yandan dev sermayelerin gölgesi altında kapitalizmin vahşi ve acımasız yüzü.

Amerikalılar, dünyadaki uygarlıkların binlerce yıldan bu yana ürettiği bilgiyi ve teknolojiyi sanki başka bir gezegene ayak basmış dünyalılar gibi büyük bir ihtirasla bu topraklarda uygulamaya koyuldular. C Amerikan gülü, bütün görkemli ve güzel kokusuyla ancak etrafında büyüyen ilk tomurcukların feda edilmesiyle yetişebilir"di.
Yazarların bize sunduğu bu kitap amerikanın keşfinden ikinci dünya savaşının bitimine kadar olan tarihi sosyal ekonomik tarım sanayi teknoloji vs konularda bize detaylı bilgi veriyor. Kitabın sonunda 1945-1950 arası kısa bir kronolji sunuyor. Çevirmen büyük tarih hocası halil inancık yapmıştır. Kitabın başında halil hocanın bir önsözü mevcut kendi güzel yorumunu katmış. ABD nin bazı özel baskanlarinin politikalatinaö zellikle yer verilmiş
Bu kitap ABD'nin geçmişini anlatıyor...ABD'nin keşfinden ve sonrasında yaşanan olayları konu alıyor.Açıkçası ABD'nin yaptığı kahramanlıkları anlatıyor.ABD tarihinin bu kadar karanlık olması ve hala aydınlanmamış olayların dönmesi merak uyandırıcıdır....Tabiki sonrasında karanlık örgütlerin oluşması ve Dünya hakimiyetini sağlama arzusu içinde dahil...
Önceden burada yayınladığım yorum aşağıda olmakla birlikle daha geniş bir yazımı blogumda bulabilirsiniz.
https://karakugublog.wordpress.com/...e-abd-tarihi-okumak/

İkinci Dünya Savaşı'nın hemen sonrasında tamamlanmış bir eser. Halil İnalcık'ın kitapta geçen ifadelerinin özeti ile aktarıyorum: Türkiye NATO'ya girdiğinde AÜ DTCF'de seçmeli bir ABD Tarihi dersi okutulmak istenmiş. Birkaç yıl elçilikten ders için yabancı kişiler davet etmişler ancak sonra bu dersi okuldan birisi versin görüşü ortaya çıkınca Halil İnalcık Hoca misafir öğretim üyesi olarak Harvard'a gitmiş ve orda ABD tarihi konusunda dersler takip etmiş. Sonrasında AÜ'de ders vermiş, bu kitabı da ders kitabı olması için çevirmiş. Kitap oldukça güzel okunan, ABD'nin bugünki toplumsal, siyasi ve ekonomik yapısını anlamak için çok temel güzel bir eser. 1945 öncesi ve ABD tarihinin temelleri şeklinde okunabilir kitap, ilk yerleşimler, iç savaş, tröstlerin oluşumu... vb. konuları anlamak için çok faydalı. Hatta ABD kültüründe neden silah kullanımı görece çok yaygın sorusuna bile bu kitaptan bir cevap bulmuştum.
“ABD Başkanları dünyaya hükmederler ama hiç biri de bizde ve diğer Asya, Afrika ülkelerinde olduğu gibi neden yargıyı, yasamayı kendine bağlayıp diktatörlüğe geçmeye çalışmaz?” diye düşünürdüm.
Bu kitabı okuyunca gördüm ki, bir Amerikalı için, dünyanın diğer milletlerinin tümü Kızılderili’dir ve onların tüm haklarına tecavüz edilebilir fakat ülke içinde herkes bulunduğu yeri, makamı, mevkii çok zor mücadeleler soncu elde ettiği için, kimse hakkı olandan ne bir fazlasını isteyebilir, ne de bir eksiğine razı olur. Zira sınırlarını aşmak isteyen elindekini de kaybedeceğini çok iyi bilir.
Amerika kıtasını istila edenler sanki orada daha önce hiç kimse yokmuş ve gerçekten boş bir kıta bulmuşçasına, hayâsızca yaptıkları işgale “Amerika’nın Keşfi” derler ve bu kitapta da olduğu gibi, kadimden beri orada yaşayan halklar ile canlı türlerini nasıl soykırıma uğrattıklarından pek söz etmezler.
Fakat gözü doymaz insanların çok vahşi bir boğazlaşma sonucu kurdukları Amerika’nın “alıcı kuşun ömrü az olur” atasözünün Amerika için biçilmiş kaftan olduğunu bu kitap çok iyi anlatıyor aslında.
Göçmenler, mısırın nasıl ekilip yetiştirileceğini, succotash denilen yemeğin nasıl pişirildiğini, sandal ve kar ayakkabısının nasıl yapıldığını, avın nasıl takip edildiğini, geyik derilerinin nasıl tabaklandığını ve ağaç işçiliğinde nasıl ustalık kazanıldığını Kızılderililerden öğrendiler.
Allan Nevins
Sayfa 52 - Doğubatı - Kasım - 2017
"Yarın gerçekleştireceğimiz şeyleri sınırlayan yegâne şey, bugünkü şüphelerimiz olacaktır."
Allan Nevins
Sayfa 536 - DoğuBatı Yayınevi
" Bağışladığı şeylerin karşılığı olarak yeni gelenlerden yalnız çalışkanlık ve cesaret isteyen yeni bir yurt, zengin, boş bir ülke olmasıydı."
Allan Nevins
Sayfa 47 - Doğubatı yayınları
Bu el değmemiş yeni kıtaya Britanyalı ilk göçmenler cesur ve atılgan gruplar halinde geldiler. Christopher Newport yönetiminde 13 Mayıs 1607' de Hampton Roads'a gelen gemilerin taşıdığı yolcular, yalnız erkeklerden oluşuyordu. Bunlar müstahkem bir mevki,bir depo ve bir sıra küçük kulübelerle Jamestown'u kurdular.
Allan Nevins
Sayfa 25 - Doğubatı - Kasım - 2017
Yankee denen New England'ın Püriten halkı esas itibariyle İngiliz'di.
Allan Nevins
Sayfa 55 - Doğubatı - Kasım - 2017
Milyonlarca üyesi olduğu söylenen Ku Klux Klan, on yıl kadar sonra Avrupa'da diktatörlerin benimsediği Ari ırkın üstünlüğü kavramına bağlandı. Onun kukuletalı üyeleri, Katolikler, zenciler ve Yahudiler arasında korku saçmaya başlıyordu.
Allan Nevins
Sayfa 476 - Doğubatı - Kasım - 2017

Kitabın basım bilgileri

Adı:
ABD Tarihi
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
453
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758717118
Kitabın türü:
Çeviri:
Halil İnalcık
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu-Batı Yayınları
ABD tarihi son iki yüzyılda dünya tarihine damgasını vurmuştur. Kıtanın gerçek sahibi Kızılderililer’in yerinden edilişinden itibaren dünya hakimiyetine uzanan bir imparatorluğun ilginç hikayesi...Yankeeler... Kızılderililer... Zenciler... Köleler... İsçiler... Yalnızca güç ve basarı pesinde koşan fırsat avcıları...Basta Britanya'dan olmak üzere dünyanın her tarafından gelip bu bakir topraklara yerle5en göçmenler...Bir yandan demokrasinin, liberal değerlerin görkemli yükseli5i, diğer yandan dev sermayelerin gölgesi altında kapitalizmin vahşi ve acımasız yüzü...
Dünyadaki uygarlıkların binlerce yıldan bu yana ürettiği bilgiyi ve teknolojiyi sanki başka bir gezegene ayak basan dünyalılar gibi büyük bir açgözlülük, ihtiras ve şiddetle bu topraklarda uygulamaya koyuldular. Ve "Amerikan gülü, bütün görkemi ve güzel kokusuyla ancak etrafında büyüyen ilk tomurcukların feda edilmesiyle yetiştirilebilir"di.

Bu göçmenler, çoğunlukla kendi ülkelerinden dışlanmıs, hor görülmüş, sürülmüş ya da ezilmiş kişilerdi. Yepyeni bir hayat macerasına atılmak için burada zorlu bir mücadeleye giriştiler. Dünyadaki uygarlığı miras aldılar fakat bunu bir kültüre dönüştüremediler. Bu durum belki de bu ülkenin kurulusunda ve sonrasında oluşan koşulların doğal bir sonucuydu.

İste bir roman tadında okuyacağınız bu kitabın, arşiv çalışmalarının önemini her fırsatta vurgulayan değerli tarihçimiz Halil İnalcık tarafından çevrilmiş olması da kültür-uygarlık problematiği bakımından ayrıca anlamlıdır.

Kitabı okuyanlar 34 okur

  • S Dgdb
  • şüheda
  • Cem BERBER
  • Güralp Yıldırım
  • Yusuf Ş
  • Murat yanar
  • MÜKREMİN(Mcremean)
  • Ammar insel
  • Erkan
  • İlkay Şal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (4)
9
%8.3 (1)
8
%41.7 (5)
7
%8.3 (1)
6
%8.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0