"Seni seviyorum. Lütfen benim için şunu yapar mısın?" demek sevgi temasını seyreltir. "Seni seviyorum ama senden derhal... " demekse sevgiyi tamamen ortadan kaldırır. Yani, "Seni seviyorum" sözü asla koşullar için kullanılmamalıdır.
Büyümek/gelişmek, insanların sevdiği versiyonumuzun bizi küçük tutan versiyon olduğunu fark etmektedir. Uysal, yardım sever, dinleyici, sorumluluk sahibi, hiçbir zaman sorun çıkarmayan... Bu roller aşk gibi hissetirir, çünkü bize onaylanma ve aidiyet duygusu verirler. İnsanlar da bu versiyonumuzu seviyorlar, çünkü bu durumda ne ile karşılaşacaklarını biliyorlar, kendilerini güvende hissediyorlar. Ama sonra bir şeyler değişiyor. Sınırlar koymaya, bize acı veren şeylere gülmemeye, daha az uysal ve değerimizi kanıtlamaya daha az hevesli olmaya başlıyoruz. İşte insanların bizim ile ilgili rahatsızlığının başladığı yer. Başkalarının bizim hakkımızda anlattığı hikaye bozulmuş oluyor. İnsanlar bizim sakin olmamıza alıştıkları için öfkemiz onlara ihanet gibi gelmeye başlıyor, bizim hep güçlü olmamıza alıştıkları için yorgun olmamız onlara zayıflık gibi geliyor, cömert olmamıza alıştıkları için sınır koymamız onlara bencillik gibi geliyor. Bu evrede şunu fark etmeye başlıyoruz; insanların sevdiği biz değil, bizim onlara sağladığımız kolaylıklar. . . Sevildiğimiz rolü aşmak yalnız hissettirebilir, aslında hala aynı kişiyizdir ama artık herkesi rahat ettiren rolden çıkmışızdır. Acı gerçek şu; herkes bu seni takdir etmeyecektir. En yakınlarımız bile eski bizi özleyecektir. Çünkü eski biz aynı zamanda daha kolay idare edilebilir biriydi. Asıl soru şu; kim olduğumuz için mi seviliyoruz yoksa eğitildiğimiz kişi gibi olduğumuz için mi seviliyoruz?.. Bir rolü aşmak, geçmişi reddetmek değildir. Onaya mal olsa da, bir süre yanlış anlaşılmaya neden olsa da, kendi gelişmene izin vermektir. Artık kendin olma cesareti göstermektir...
Darian Leader