“Ferdinand etrafındaki her şeyin; evin, doğanın, eserlerinin ve karısının içinde yavaş yavaş öldüğünü, geniş alanlara yayılan hayatının birdenbire kuruduğunu ve çarpmakta olan kalbini sıkıştırdığını hissediyordu. Sevgiye, güzel sözcükler duymaya ihtiyacı vardı. Her türlü teselliye inanmaya hazırdı, her ne olursa olsun geçmişe dönmek istiyordu. Hüzün, çırpınan huzursuzluğuna üstün geliyor, büyük duygulara veda edişi ufacık bir şefkate duyulan çocuksu özlem içinde kayboluyordu.”